Çin’in Yağış Kuşağı Kuzeye Kaydı

2 Ekim 2026 | İklim Değişikliği

Kuzey Çin, 1961’den bu yana en uzun yağışlı dönemlerinden birini yaşarken, ülkenin 400 milimetrelik yıllık yağış sınırının da kuzeye ve batıya doğru ilerlediği bildiriliyor. Son araştırmalar, kuzey havzalarında yağışın arttığını ve değişimin özellikle aşırı yağışlarla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Türkiye’de ise tablo farklı bir yöne işaret ediyor: ülkenin özellikle iç ve güney kesimlerinde sıcaklık artışı ve kuraklaşma eğilimi güçleniyor.

Çin’in kuzeyindeki yağış sezonu bu yıl normalden sekiz gün erken, 10 Temmuz’da başladı. Meteorolojik kayıtların başladığı 1961’den bu yana en uzun yağış dönemlerinden biri yaşanırken, yağış kuşağının kuzeye doğru genişlemesi de dikkat çekiyor. Çin’de daha nemli ve daha kuru bölgeleri kabaca ayıran yıllık 400 milimetrelik yağış sınırının son on yılda ortalama 40-45 kilometre kuzeye ve batıya kaydığı, bazı kuzey bölgelerinde bu hareketin 200 kilometreye ulaşabildiği bildiriliyor.

İklim Krizi-Çin

Yeni bir bilimsel çalışma da değişimin yalnızca bu yıla özgü olmadığını ortaya koyuyor. 1975-2025 döneminde Çin genelindeki 2.474 meteoroloji istasyonunun verilerini inceleyen araştırma, kuzey havzalarında belirgin bir ıslanma eğilimi bulunduğunu belirtiyor. 400 milimetrelik yağış sınırı özellikle 2011 sonrasında batıya doğru ilerlerken, Haihe ve Sarı Nehir havzalarında değişimin olağan yağıştan çok sağanak günlerinden gelen yağışlarla daha güçlü biçimde ilişkili olduğu görülüyor.

Yani mesele yalnızca “kuzeye daha fazla yağmur yağıyor” değil. Yağışın nerede, ne zaman ve hangi şiddette gerçekleştiği de değişiyor. Çin’in resmi haber ajansı da son yıllarda kuzeyde yağış sezonlarının daha erken başladığı, daha uzun sürdüğü ve aşırı yağışların arttığı bir tabloya dikkat çekiyor.

Türkiye’de Yön Tersine Dönüyor

Çin’deki bu değişimi doğrudan Türkiye’ye taşımak doğru olmaz. İki ülkenin iklim sistemleri, coğrafyaları ve atmosferik dolaşım koşulları farklı. Ancak aynı haber, iklim değişikliğinin yağış kuşaklarını ve kuraklık sınırlarını değiştirebildiğini göstermesi açısından Türkiye için önemli.

Türkiye’nin kendi iklim göstergeleri ise özellikle ısınma ve kuraklaşma yönünde ilerliyor. 1960’lardan günümüze uzanan iklim haritalarını karşılaştıran 2026 tarihli bir çalışma, yüksek sıcaklık ve düşük yağışla tanımlanan bölgelerin Türkiye’de kuzeye doğru genişlediğini; İç Anadolu’nun önemli bölümünün ve Ege’nin geniş kesimlerinin daha sıcak ve daha kurak iklim sınıflarına kaydığını ortaya koyuyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün projeksiyonları da Türkiye genelinde yağışlarda azalma eğilimi ve mevsimsel düzensizliklerin artmasını öngörüyor. Yüksek emisyon senaryosunda yüzyılın ikinci yarısında yıllık toplam yağışta yüzde 18’e varan azalma tahmin ediliyor.

Yağışın Azalması Kadar Yeri de Önemli

Türkiye açısından asıl mesele, yalnızca yıllık yağış miktarının düşmesi değil; yağışın mevsimsel dağılımının değişmesi. İklim projeksiyonları Akdeniz ve çevresinde özellikle sıcak dönemde kuraklaşmanın artabileceğine işaret ederken, Karadeniz’in bazı kesimlerinde kış yağışlarının artabileceğini gösteriyor. Bu durum su kaynaklarından tarıma, orman yangınlarından sel riskine kadar farklı bölgelerde farklı sonuçlar yaratabilir.

Dolayısıyla Çin’deki yağış kuşağının kuzeye ilerlemesi, Türkiye için “aynısı burada da olacak” anlamına gelmiyor. Daha önemli olan şu: İklim değiştikçe geçmişte sabit kabul edilen yağış sınırları da sabit kalmıyor.

Bu da tarımın, kentlerin ve su yönetiminin hâlâ geçmiş iklim verilerine göre planlanmasının giderek daha riskli hale geldiğini gösteriyor.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Brambles İcra Kurulu Başkanı Graham Chipchase

Brambles 2023 Yılı Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ni Paylaştı

Okyanus Konferansı 2025 / Fransa

BM Okyanus Konferansı, Derin Denizleri Koruma Çağrısıyla Başladı

veri merkezi

Danfoss ve Hewlett Packard Enterprise’dan Veri Merkezi Çözümü İş Birliği

Karbon Yakalama

Güneş Işığıyla Karbon Temizliği

TSKB ve Aksa Enerji’den Sürdürülebilir Anlaşma

428 Milyon Dolarlık Yeşil Dönüşüm