Uluslararası Deniz Yatağı Otoritesi’nin (ISA) Mart Konseyi toplantısı öncesinde, WWF, hükümetleri derin deniz madenciliğini durdurmaya çağırıyor.
WWF, deniz madenciliği ve dip araştırma faaliyetlerinin deniz biyoçeşitliliği, iklim düzenlemesi ve sürdürülebilir kalkınma açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. WWF’nin yeni raporu, derin deniz madenciliğinin Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi (GBF) ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG’ler) kapsamındaki küresel taahhütleri zayıflatacağını vurguluyor.
WWF’nin “Derin Deniz Madenciliğinin Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi Üzerindeki Etkilerinin Analizi” raporu şu tehlikelere dikkat çekiyor:
- Derin deniz habitatlarını yok ederek biyoçeşitliliğin kaybolmasına neden olacak (GBF Hedefleri: 1-4, 7, 9, 11; SDG’ler: 14, 15).
- Balıkçılığı olumsuz etkileyerek gıda güvenliğine ve kıyı ekonomilerine zarar verecek (GBF Hedefleri: 7, 9, 10; SDG 2).
- Okyanusların en büyük karbon yutağı olma rolünü zayıflatarak iklim değişikliğini kötüleştirecek (GBF Hedefi: 8; SDG’ler: 7, 11, 13, 14).
- Büyük şirketleri kayırırken kıyı topluluklarını risk altında bırakarak sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri artıracak (GBF Hedefleri: 9, 14, 15, 20, 21; SDG’ler: 1, 8, 10, 16).
- Yerli halkların haklarını tehdit edecek ve kapsayıcı sürdürülebilir kalkınmayı engelleyecek (GBF Hedefleri: 1, 3, 4, 21, 22; SDG 16).

WWF, ISA’da derin deniz madenciliğine yönelik bilim temelli bir moratoryum çağrısında bulunarak hükümetleri ihtiyatlılık ilkesine bağlı kalmaya ve derin okyanuslara geri dönüşü olmayan zararların verilmesini önlemeye davet ediyor. Düzenleyici çerçevelerdeki şeffaflık eksikliği ve derin deniz ekosistemleri hakkında sınırlı bilimsel bilgi, bu madencilik faaliyetlerine devam etmeyi büyük bir risk haline getiriyor.
WWF’nin “Derin Deniz Madenciliğine Hayır” girişimi lideri Jessica Battle, konuyla ilgili şunları söyledi: “Derin deniz, Dünya’nın el değmemiş son ekosistemlerinden biri olup iklimin düzenlenmesinde ve deniz yaşamının desteklenmesinde hayati bir rol oynuyor. Kısa vadeli ticari çıkarlar uğruna bu ekosistemi feda edemeyiz. Çevresel, sosyal ve ekonomik riskler tam olarak anlaşılmadan, derin deniz minerallerine alternatif tüm seçenekler araştırılmadan ve bu faaliyetlerin deniz ekosistemine zarar vermeden yönetilebileceği kanıtlanmadan derin deniz madenciliği hayata geçirilmemelidir. O zamana kadar küresel çapta bir moratoryuma ihtiyaç var.”
Hükümetler, biyoçeşitliliği ve sürdürülebilir kalkınmayı koruma sözü verdi. Ancak derin deniz madenciliğine devam edilmesi, bu taahhütleri doğrudan ihlal edecek ve dünya çapında milyarlarca insanın yaşamını sürdüren okyanusun sağlığını tehdit edecektir.