“Denizler İyileşebilir, Yeter ki Koruyalım”

14 Ağustos 2026 | Röportaj

“Akdeniz Koruma Vakfı olarak, deniz ekosistemlerinin iyileşebileceğini gösteriyoruz. Balıkçılığa kapalı alanlar ve Deniz Koruyuculuğu Sistemi gibi modellerimiz, doğa ile insanın birlikte kazanabileceğini anlatıyor.”

Röportaj: Eda Ünsün

Denizlerin korunması günlük alışkanlıkların değişmesiyle mümkün...

Akdeniz, artan sıcaklıklar, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadele ediyor. Akdeniz Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Caner Bayrak, bilimsel veriler ışığında yürüttükleri koruma çalışmalarını, hayalet ağlardan kimyasal kirliliğe kadar denizleri tehdit eden unsurları ve atılması gereken acil adımları Yeşil İş Platformu Dergisi’ne anlattı.

AKDENİZ KORUMA VAKFI YÖNETİM KURULU ÜYESİ | CANER BAYRAK

Öncelikle sizi ve Akdeniz Koruma Vakfı’nın çalışmalarını kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Caner Bayrak, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunuyum ve Uluslararası Politik Ekonomi üzerine yüksek lisansımı tamamladım. Kendimi bildim bileli sivil toplum çalışmaları içinde yer alıyorum. Akdeniz Koruma Vakfı’nda Yönetim Kurulu Üyesi olarak yer alıyorum ve genel koordinasyondan sorumluyum. Akdeniz Koruma macerama 2019 yılında başladım ve bugünlere kadar aynı heyecanla geldim.

Akdeniz Koruma Derneği (AKD), 2012 yılından bu yana Akdeniz havzasında deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunması, sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve deniz koruma alanlarının etkin yönetimi konularında öncü çalışmalar yürütmektedir. Bu kurumsal birikimi daha geniş bir ölçeğe taşımak ve koruma çalışmalarının sürdürülebilirliğini garanti altına almak amacıyla 2025 yılında Akdeniz Koruma Vakfı’nı kurduk. Aynı motivasyonla, aynı konularda çalışmaya devam eden 25 kişilik bir ekibimiz var. İdari işler ofisimiz İzmir’de olmakla birlikte Göcek ve Akyaka’da birer saha ofisimiz, Karacasöğüt’te ise bir bilimsel izleme istasyonumuz bulunuyor.

Akdeniz bugün iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olarak gösteriliyor. Siz sahada bu değişimi nasıl gözlemliyorsunuz?

Bu değişimi yıllardır topladığımız verilerle somut şekilde ortaya koyabiliyoruz. Bilimsel izleme ekibimiz, belirli alanlarda 5-40 metre derinlik aralığında, her 5 metrede bir yerleştirdiğimiz sıcaklık ölçerlerle uzun süredir su sıcaklığındaki değişimi izliyor. Buna ek olarak yürütülen balık biyokütlesi sayımları ve istilacı/yabancı tür gözlemleri de Akdeniz’deki değişimi çok net bir şekilde ortaya koyuyor.

Akdeniz Koruma Vakfı olarak yürüttüğünüz projeler arasında sizi en çok umutlandıran çalışma hangisi oldu? Neden?

Bütün projelerimiz kıymetli çünkü her biri gerçek bir ihtiyaçtan doğdu. Ama bizi en çok umutlandıran, neredeyse tüm çalışmalarımızın temelini oluşturan Deniz Koruyuculuğu Sistemimiz. Planlaması da yürütülmesi de son derece zorlu olmasına rağmen 10 yılı aşkın süredir bu sistemi sürdürüyoruz. Korunan alanlarda bilimsel izleme ekibimizin takip ettiği indikatörlerde gördüğümüz iyileşmeler, gelecek adına umutlu olmamızı sağlıyor.

Özellikle pandemi sonrasında deniz yaşamına olan ilginin arttığını gözlemliyoruz; bu da hem daha fazla insanı hem de daha fazla atığı denize taşıdı. Herhangi bir devriye ya da bilimsel izleme çalışmamızda atık toplamadığımız gün neredeyse yok. Karadan ulaşımı olmayan plajlarda bile ciddi miktarda plastik atık var; temizlense de kısa sürede yeniden kirleniyor. Bunun çözümü için üretim aşamasında bazı sorunların giderilmesi gerekiyor.

*Röportajın tamamı Yeşil İş Platformu Dergisi Ağustos sayısında...

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Emisyonlar Kontrol Altına Alınamazsa Ne Olacak? İklim Krizinin Boyutları

EkoFilm: Medya Sektöründe Dönüşüm Zamanı  

ISSA 5000 Sürdürülebilirlik Güvence Standardı

Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO'su Mert Altınkılınç

Besler’den 9. Sürdürülebilirlik Raporu

2053 Sıfır Emisyon Hedefi Yasallaştı

Enerjisa Enerji

Enerjisa Enerji’ye EBRD’den 207 Milyon Dolarlık Finansman