Yağmuruyla Bilinen Ülke Yağmursuz Bir Ay Geçirdi

27 Ağustos 2026 | İklim Değişikliği | 0 yorum

Yağmurla özdeşleşen İngiltere’nin bazı bölgelerinde temmuz ayı neredeyse tek damla yağış olmadan geçti. İngiltere ve Galler, ölçüm tarihindeki en kurak temmuzlarını yaşarken, sıra dışı tablo yalnızca bir ülkenin hava durumundaki değişimi değil, iklim değişikliğinin alışılmış yağış düzenlerini nasıl altüst ettiğini gösteriyor.

İngiltere denince akla gelen ilk şeylerden biri yağmur. Ancak 2026 yazında ülkenin bazı bölgelerinde gökyüzü haftalar boyunca neredeyse hiç su bırakmadı. Yağmur ülkesi, temmuz ayında yalnızca 6,5 milimetre yağış aldı. Bu, 1991-2020 döneminin uzun yıllar ortalamasının sadece yüzde 10'una denk geliyor ve 1836'da başlayan ölçümlerde İngiltere'nin gördüğü en kurak temmuz anlamına geliyor. Galler de yalnızca 9,3 milimetre yağışla kendi rekorunu kırdı. Güney İngiltere'de ise temmuz yağışı sadece 1,9 milimetrede kaldı; bölge için bu, kayıtlardaki en kurak ay. Bazı bölgelerde durum daha da çarpıcıydı. İngiltere genelinde 19 kontluk temmuz boyunca 1 milimetre veya daha az yağış aldı.

İngiltere-Yağış

Sadece kuraklık değil, iklim düzeninin değişmesi

Tek başına yağmursuz bir ay, iklim değişikliğinin kanıtı olarak okunamaz. Ancak sıcaklık, yağış ve güneşlenmedeki değişimlerin aynı anda ortaya çıkması tabloyu daha anlamlı hale getiriyor.

Temmuz 2026, İngiltere'nin yalnızca en kurak temmuzlarından biri olmadı; aynı zamanda kayıtlardaki en güneşli temmuz oldu. İngiltere ve Galler ise ölçüm tarihindeki en güneşli aylarını yaşadı. Güney İngiltere'de ortalama sıcaklıklar da uzun dönem ortalamasının 3°C'den fazla üzerine çıktı.

Yani mesele yalnızca yağmurun azalması değil. Daha sıcak, daha güneşli ve çok daha kuru bir yaz aynı anda yaşanıyor.

Su açığı gökyüzünde başlamıyor, yerde büyüyor

Yağışın kesilmesi, etkisini yalnızca hava tahminlerinde göstermiyor. Toprak nemi hızla azalırken nehirlerin akışı düşüyor, yeraltı suyu ve rezervuarlar üzerindeki baskı artıyor.

İngiltere'de temmuz sonunda topraklardaki su açığı tarihsel maksimumlara yaklaşırken, birçok nehirde akışlar mevsim normallerinin altına indi. Rezervuar depolama seviyeleri de ay sonunda normalin belirgin biçimde altında kaldı.

Bu nedenle kuraklık, yalnızca “yağmur yağmayan hava” değil; tarımdan içme suyuna, ekosistemlerden enerji üretimine kadar uzanan bir kaynak meselesi.

Alıştığımız iklim artık güvenilir bir referans mı?

İngiltere örneğini ilginç kılan da tam olarak bu. Kuraklık dünyanın başka bölgelerinde alışılmış bir sorun olabilir; ancak yağmuruyla bilinen bir ülkenin geniş kesimlerinin haftalar boyunca yağış alamaması, iklim değişikliğinin etkisini yalnızca daha sıcak rekorlarda aramamak gerektiğini gösteriyor.

İklim değişikliği bazı yerleri kuruturken bazı bölgelerde aşırı yağışları artırabiliyor. Daha önemlisi, yağışın toplam miktarı kadar ne zaman ve nerede gerçekleştiği de değişiyor. Uzun kurak dönemlerin ardından kısa süreli şiddetli yağışların gelmesi, su sistemlerinin toparlanacağı anlamına da gelmiyor.

İngiltere'nin 2026 yazı bu yüzden yalnızca bir meteoroloji rekoru değil. İklim krizinin en sarsıcı taraflarından biri, olağan kabul ettiğimiz hava koşullarını artık olağan olmaktan çıkarması. Yağmuruyla tanınan bir ülkenin yağmursuz kalması, bu değişimin güçlü bir sembolü.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Türk Telekom ve Schneider Electric

Türk Telekom ve Schneider Electric’den Endüstriyel Otomasyon Anlaşması

Hyatt Regency İzmir İstinyePark

Hyatt Regency İzmir İstinyePark Sürdürülebilirlik Amacıyla Önemli Adımlar Atıyor

Trump, Amerika üniversitelerinde protesto ediliyor.

Trump’tan Araştırma Üniversitelerine Saldırı!

Semavi Yorgancılar

Yorglass Yine Sanayi Devleri Arasındaki Yerini Aldı

IFC’den Doğuş Otomotiv’e Yatırım Türkiye’de Elektrikli Araçların Geleceği için 100 Milyon Euro Kredi

IFC’den Doğuş Otomotiv’e Sürdürülebilirlik Yatırımı

Dr. Aronia

Aronya Don Felaketini Hasarsız Atlattı