Türkiye, Hâlâ AB’nin Atık Rotasında

22 Eylül 2026 | Politika ve Düzenlemeler

Avrupa Komisyonu, Türkiye’ye yönelik plastik atık ihracatının sürmesine izin verirken atık yönetimindeki veri ve denetim eksikliklerine dikkat çekti. Türkiye, 2025’te AB’den 510 bin ton plastik atık aldı.

Avrupa Birliği, atığını sınırlarının dışına çıkarma politikasını yeniden düzenliyor. Yeni Atık Sevkiyatı Tüzüğü kapsamında OECD dışındaki ülkelere yönelik ihracat önemli ölçüde kısıtlanırken, Türkiye şimdilik bu tablonun dışında kalıyor. Nedeni basit: Türkiye OECD üyesi. Ancak bu durum, Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların denetimden çıkacağı anlamına gelmiyor. Tam tersine, Avrupa Komisyonu Türkiye’yi plastik atık yönetimi açısından özel olarak izliyor.

atık yönetimi

Komisyonun Türkiye’ye ilişkin değerlendirmesinde, ülkenin plastik atık mevzuatını güçlendirdiği, denetimleri artırdığı ve daha yüksek cezalar uygulamaya başladığı belirtiliyor. Fakat raporun devamında tablo o kadar parlak değil. Plastik atığın nereden geldiği, nasıl işlendiği ve ithal edilen atığın Türkiye’nin kendi atık yönetimi üzerindeki etkisine ilişkin verilerin yeterince şeffaf olmadığı ifade ediliyor. Mevzuatın çevresel zararı önleyecek şekilde nasıl uygulandığı konusunda da daha fazla bilgiye ihtiyaç var.

510 Bin Ton

Rakamlar ise Türkiye’nin bu denklemde neden özel bir yere sahip olduğunu gösteriyor. AB, 2025 yılında toplam 1,4 milyon ton plastik atık ihraç etti. Bunun 510 bin tonu Türkiye’ye gönderildi. Başka bir ifadeyle, AB’nin ihraç ettiği plastik atığın yaklaşık yüzde 36’sı Türkiye’nin yolunu tuttu. Türkiye aynı zamanda AB’nin OECD ülkeleri arasındaki en büyük plastik atık destinasyonu. Yeni düzenlemenin önemli tarihlerinden biri de 21 Kasım 2026. Bu tarihten itibaren AB’nin OECD üyesi olmayan ülkelere plastik atık ihracatı yasaklanacak. OECD dışındaki ülkelere diğer bazı atık türlerinin ihracatında ise daha geniş kısıtlamalar 21 Mayıs 2027’de devreye girecek. Türkiye bu yasakların doğrudan hedefinde değil; ancak Komisyon, Türkiye’nin ithal ettiği plastik atığı çevreye duyarlı biçimde yönetip yönetmediğini izlemeye devam edecek.

Buradaki kritik nokta, Türkiye’nin “OECD ülkesi” olmasının tek başına kalıcı bir güvence sağlamaması. AB mevzuatı, yüksek miktarda plastik atık alan OECD ülkelerinde de atığın çevreye zarar vermeden yönetilip yönetilmediğinin izlenmesini öngörüyor. Yeterli bilgi sağlanmaması veya çevresel açıdan uygun yönetimin gösterilememesi halinde sevkiyatların kısıtlanması gündeme gelebiliyor. Aslına bakarsanız Türkiye açısından konu yalnızca çevre politikasıyla sınırlı da değil. Avrupa’dan gelen plastik atık, Türkiye’deki geri dönüşüm sanayisi için önemli bir hammadde kaynağı oluşturuyor. Dolayısıyla AB’nin yeni yaklaşımı, geri dönüşüm tesislerinden atık ithalatçılarına kadar geniş bir kesim için daha güçlü izlenebilirlik, veri paylaşımı ve denetim anlamına gelebilir. Avrupa Komisyonu şimdilik Türkiye’ye yönelik plastik atık sevkiyatını durdurmuş değil. Bunun yerine raporu Türk makamlarıyla paylaşarak eksik görülen alanlarda daha fazla bilgi ve iş birliği talep ediyor. Ancak mesajın tonu açık: “Atık geliyor” dönemi devam etse bile, artık “nereye gidiyor, nasıl işleniyor ve geride ne bırakıyor?” sorularının cevabı daha sıkı aranacak.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Sürdürülebilir Turizm ve İstihdam Zirvesi

Orman yangınları - 2025

Geleceğimiz Yanıyor!

UN Global Compact

UN Global Compact İş Dünyasını Sürdürülebilirlikle Bir Araya Getirdi

Nestle ve Migros Tarım Kadın Projesi

Nestlé ve Migros’tan Tarımın Geleceğine Kadın Eli

Simens Rekorlar Kırdığı Mali Yılı Güçlü Bitirdi

Siemens Rekorlar Kırdığı Mali Yılı Güçlü Bitirdi

Lenovo Sürdürülebilirlik

Lenovo, Tedarik Zincirinde Döngüyü Yapay Zekâyla Kapatıyor