ESMA’nın 2027 gündeminin önemli başlıklarından biri, finans kuruluşlarının karşı karşıya olduğu raporlama yükünü azaltmak. Kurum, farklı düzenlemeler kapsamında tekrar tekrar yapılan işlemlerin tek bir entegre sistem altında toplanmasını hedefliyor.

Bu yaklaşımın önemli parçalarından biri “bir kez raporla” modeli. ESMA’nın daha önceki çalışmasına göre MiFIR, EMIR ve SFTR kapsamındaki işlem raporlamasının bütünleştirilmesi, piyasa katılımcılarına yılda 250 milyon ila 1 milyar euro arasında net tasarruf sağlayabilir.
ESG denetimi genişliyor
Sadeleşme, sürdürülebilirlik tarafında denetimin azalacağı anlamına gelmiyor. Tam tersine ESMA, 2027’de ESG derecelendirme kuruluşlarının gözetimini doğrudan gündemine alacak. Avrupa Yeşil Tahvilleri için dış inceleme kuruluşlarının denetimi de genişletilecek. ESMA ayrıca sürdürülebilirlik açıklamalarına yönelik stratejik denetim önceliğinin 2026 itibarıyla tamamlandığını belirtirken, ESG alanının uzun vadeli bir denetim konusu olmaya devam edeceğini vurguluyor.
2027 programı yalnızca mevzuatın sadeleştirilmesinden ibaret değil. ESMA, veri altyapısını güçlendirmeyi ve denetimde yapay zekâ tabanlı araçların kullanımını artırmayı planlıyor. Avrupa Tekil Erişim Noktası’nın (ESAP) ilk aşamasının hayata geçirilmesi, kripto varlık piyasalarının izlenmesi ve finansal piyasalarda tokenizasyonun geliştirilmesi de gündemde. Ayrıca Avrupa piyasalarının Ekim 2027’de T+1 takas sistemine geçişinin sorunsuz gerçekleşmesi için çalışmalar yürütülecek.
Daha az bürokrasi, daha fazla denetim mi?
ESMA’nın 2027 planı aslında iki farklı hedefi aynı anda taşıyor: Finans kuruluşlarının üzerindeki gereksiz raporlama yükünü azaltmak ve piyasanın riskli alanlarında denetimi artırmak. Özellikle ESG derecelendirmeleri, yeşil tahviller, kripto varlıklar ve kritik teknoloji hizmet sağlayıcıları için yeni denetim sorumluluklarının devreye girmesi, Avrupa’nın “daha az kural” değil, daha sade ve daha hedefli kural yaklaşımına yöneldiğini gösteriyor.






