İklim hedefleri konusunda dünya genelinde uzun süredir aynı sorun yaşanıyor: Planlar var, finansman ihtiyacı büyük, ancak yatırımcıların karşısına çıkabilecek ölçekte ve yeterli hazırlık düzeyinde proje sayısı sınırlı. Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında geliştirdiği İklim Uygulama Köprüsü (Climate Implementation Bridge-CIB) bu kopukluğu gidermeyi amaçlıyor.

Mekanizma, ülkelerin Ulusal Katkı Beyanları (NDC) ve Ulusal Uyum Planları’nda ortaya koyduğu hedefleri somut, yatırım yapılabilir ve ölçeklenebilir proje portföylerine dönüştürmeye odaklanıyor. Böylece iklim hedefleriyle uluslararası finansman kaynakları arasında daha doğrudan bir bağlantı kurulması amaçlanıyor.
İlk Beş Ülke Belirlendi
COP31 Başkanlığı, eylül ayında New York İklim Haftası kapsamında Köprü’nün ilk beş pilot ülkesini açıkladı: Etiyopya, Fiji, Endonezya, Pakistan ve Özbekistan. Bu ülkelerde geliştirilecek uygulamalardan elde edilecek deneyimin, mekanizmanın daha geniş ölçekte kullanılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
UNDP ise girişimin uygulama ortağı olarak görev yapacak. Kurumun mevcut ülke ve proje geliştirme altyapısının kullanılmasıyla, yeni ve paralel bir finansman sistemi kurmak yerine mevcut uluslararası iklim finansmanı ekosisteminin daha etkin çalışması hedefleniyor.
Yeni Bir Fon Değil
İklim Uygulama Köprüsü’nün önemli bir ayrıntısı burada ortaya çıkıyor: Yeni bir finansman fonu oluşturmayı amaçlamıyor. Bunun yerine hükümetler, kalkınma bankaları, iklim fonları, uluslararası kuruluşlar ve özel sektör arasında bağlantı kurarak mevcut kaynakların projelere ulaşmasını kolaylaştırmayı hedefliyor.
COP31 Başkanlığı, özellikle proje hazırlama kapasitesinin güçlendirilmesini, ortak değerlendirme kriterleri oluşturulmasını ve yatırımcıların ihtiyaç duyduğu standartlara sahip proje havuzlarının geliştirilmesini amaçlıyor. Kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirecek şekilde kullanılması da mekanizmanın bileşenlerinden biri.
Asıl Sınav Finansmanda
İklim finansmanında sorun yalnızca para miktarı değil. Projelerin yatırımcı açısından yeterince hazırlanmış olması, risklerin paylaşılması ve farklı finansman kaynaklarının aynı proje etrafında bir araya getirilebilmesi de belirleyici.
Türkiye’nin COP31 Başkanlığı da iklim finansmanı tartışmasını bu nedenle “taahhüt”ten “uygulama”ya taşıma iddiasında. Eylül ayında İstanbul’da düzenlenen İklim Finansmanı Zirvesi’nde UNDP’nin Köprü’nün uygulama ortağı olacağının açıklanması, girişimin operasyonel aşamaya geçtiğinin önemli adımlarından biri oldu.
İklim Uygulama Köprüsü’nün başarısı ise kurulmuş olmasıyla değil, pilot ülkelerde gerçekten kaç projenin yatırım yapılabilir hale geldiği ve ne kadar finansmanın sahaya aktarılabildiğiyle ölçülecek. Çünkü iklim hedeflerini proje dosyasına çevirmek önemli bir adım; o dosyanın finansmana, finansmanın da gerçek bir dönüşüme dönüşmesi ise asıl mesele.
Kaynak: AA






