Şirketlerin iklim performansına ilişkin verileri açıklama baskısı artarken, raporlama süreçlerinin kendisi de başlı başına bir teknoloji alanına dönüşüyor. Özellikle tedarik zincirlerinden kaynaklanan emisyonların hesaplanması, farklı kaynaklardan gelen verilerin bir araya getirilmesi ve bunların güvenilir biçimde raporlanması şirketler için giderek daha karmaşık bir iş haline geliyor. Üstelik daha fazla veri toplamak, tek başına daha az emisyon anlamına gelmiyor.

Kapsam 1’den Tedarik Zincirine
EY US ile Watershed’in yeni iş birliği bu noktada devreye giriyor. Ortaklık kapsamında şirketlerin Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarını ölçmesi, değer zinciri kaynaklı emisyonlarını takip etmesi ve ürün karbon ayak izlerini hesaplaması için Watershed’in teknoloji platformu ile EY’nin danışmanlık ve uygulama hizmetlerinin bir araya getirilmesi hedefleniyor.
Watershed’in platformu, emisyon verilerinin toplanması ve analizinde yapay zekâ destekli araçlardan yararlanırken EY tarafı şirketlerin raporlama ve iklim stratejilerine ilişkin uzmanlığını sürece taşıyor.
Raporlama mı, Gerçek Dönüşüm mü?
Bu tür teknolojilerin yaygınlaşması şirketlerin karbon verilerini daha hızlı ve sistematik biçimde takip etmesini sağlayabilir. Ancak sürdürülebilirlik açısından asıl mesele verinin ne kadar hızlı raporlandığından çok, o verinin hangi kararları değiştirdiği.
Çünkü şirketler artık karbon ayak izlerini daha kolay hesaplayabilir hale gelirken, önlerindeki daha zor soru değişmiyor: Ölçülen emisyonlar gerçekten azaltılacak mı, yoksa daha iyi raporlanan aynı emisyonlarla yetinilecek mi?






