Yaz mevsimi sona erse de dünya soğumuyor. Küresel sıcaklıklar, iklim değişikliğinin etkisiyle mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam ediyor. Avrupa Birliği’nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi tarafından yayımlanan verilere göre Eylül 2026, ölçümlerin tutulmaya başlanmasından bu yana kaydedilen en sıcak ikinci eylül ayı oldu. Küresel ortalama yüzey hava sıcaklığı 16,27 derece olarak ölçüldü; bu değer, 1850-1900 dönemini kapsayan sanayi öncesi ortalamanın 1,63 derece üzerinde gerçekleşti.

Bu tablo, küresel sıcaklıkların uzun vadeli artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koyuyor. Aylık sıcaklıkların sanayi öncesi dönemin 1,5 derece üzerinde seyretmesi, Paris Anlaşması’nda belirlenen sıcaklık sınırının aşıldığı anlamına gelse de bu eşik, tek bir ayın verisiyle değerlendirilmez. Anlaşmadaki 1,5 derece hedefi, uzun vadeli küresel ısınma ortalamasına dayanıyor. Buna karşılık aylık ölçümlerin bu seviyenin üzerinde kalması, dünyanın kalıcı ısınma sınırına ne kadar yaklaştığını gösteren önemli bir işaret.
Sıcaklıkların seyrinde doğal iklim değişkenliği de etkili. Güçlü El Niño koşullarının gelişmesi durumunda küresel sıcaklıklar üzerindeki etkisinin daha belirgin hale gelmesi beklenebilir. Ancak El Niño, uzun vadeli ısınmanın temel nedeni değil; insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı birikimiyle güçlenen küresel ısınmaya eklenen doğal bir etkendir. Bu nedenle önümüzdeki aylarda sıcaklıkların nasıl değişeceği izlenirken, uzun vadeli eğilimin belirleyicisi olan emisyonların azaltılması gereği de gündemde kalıyor.






