VW, Ford ve Tesla’da Ormansızlaşma Riski

28 Ekim 2026 | Karbon, Sürdürülebilir İş Yaşamı | 0 yorum

Volkswagen, Ford ve Tesla’nın da aralarında bulunduğu otomobil üreticilerinin batarya tedarik zincirleri, Endonezya’nın Sulawesi Adası’nda yerli halkların yaşadığı ormanlık alanlarda yürütülen nikel madenciliğiyle ilişkilendirildi. Uydu görüntüleri, şirket kayıtları ve ticaret verileri üzerinden yapılan araştırma, elektrikli araçların kritik ham madde ihtiyacının orman kaybı ve yerli toplulukların yaşam alanları üzerindeki baskıyla bağlantısını ortaya koyuyor. Ancak belirli madenlerden çıkarılan nikelin hangi araç bataryalarında kullanıldığı her durumda doğrudan doğrulanamıyor.

Elektrikli araçlar, egzoz emisyonlarını ortadan kaldırarak ulaşımın fosil yakıtlara bağımlılığını azaltma potansiyeli taşıyor. Ancak bu araçların çevresel etkisi yalnızca yolda ne kadar emisyon ürettikleriyle sınırlı değil. Bataryalarda kullanılan nikel gibi kritik minerallerin çıkarılması, işlenmesi ve taşınması da ciddi çevresel ve sosyal sonuçlar doğurabiliyor. Endonezya’nın Sulawesi Adası’nda ortaya konan bulgular, enerji dönüşümünün ham madde tedarik zincirlerinde çözülmesi gereken sorunları yeniden gündeme getiriyor.

Ford VW ve Tesla-Ormansızlaşma

Nikel madenciliği ormanları tehdit ediyor

16 Ekim’de yayımlanan araştırmada, Sulawesi’deki Cahaya ve Hengjaya madenlerinden çıkarılan nikelin, uluslararası otomobil üreticilerinin batarya tedarik zincirleriyle bağlantısı incelendi. Şirket açıklamaları, ticaret kayıtları ve uydu analizlerinden yararlanan çalışma, madenlerin bulunduğu bölgelerde geniş çaplı orman kaybı yaşandığını ortaya koydu. Bölge, önemli bir biyolojik çeşitlilik alanı olmasının yanı sıra yerli Tolaki halkının yaşam alanlarını da kapsıyor.

Coğrafi analiz şirketi The TreeMap’in değerlendirmesine göre, nikel madenciliği 2001’den bu yana Cahaya madencilik imtiyaz alanındaki orman kaybının yaklaşık üçte ikisiyle, Hengjaya’daki kaybın ise yarısından fazlasıyla ilişkili olabilir. Endonezyalı çevre kuruluşu Auriga’nın analizine göre, Cahaya madenini işleten Sulawesi Cahaya Mineral, 2024’te 330 hektar ek orman alanının temizlenmesine katkıda bulundu. Şirket aynı yıl yaklaşık 11 milyon ton limonit cevherini, 2025’te ise yaklaşık 12,5 milyon ton cevheri işleme tesisine gönderdi. Şirketin 2025’te izin verilen alanların dışında 450 hektardan fazla ormanı yasa dışı biçimde temizlediği gerekçesiyle iki idari yaptırım aldığı da bildirildi.

Madenden otomobil üreticisine uzanan zincir

Araştırmada izlenen tedarik zinciri, nikel cevherinin Sulawesi’deki madenlerden bölgesel izabe tesislerine, ardından Çin’deki işleme ve batarya malzemesi üretim tesislerine taşınmasını kapsıyor. Çinli Zhejiang Huayou Cobalt, cevheri batarya katotlarında kullanılan ara malzemelere dönüştüren şirketler arasında yer alıyor. Şirketin CATL ve LG gibi batarya üreticileriyle bağlantıları üzerinden yapılan inceleme, nikelin Volkswagen, Ford, Tesla, BMW, Volvo, General Motors, Stellantis ve Hyundai gibi üreticilerin tedarik zincirlerine ulaşmış olabileceğini gösteriyor. Mercedes-Benz de ayrı tedarik bağlantıları üzerinden araştırmada anılıyor.

Bununla birlikte ticaret kayıtları, belirli bir madenden gelen cevherin hangi otomobilin bataryasında kullanıldığını her durumda kesin olarak göstermiyor. Araştırma, tedarik zincirindeki bağlantıları ortaya koyarken belirli sevkiyatlarla belirli araçlar arasında doğrudan ve eksiksiz bir eşleştirme yapılamadığını da belirtiyor. Bu ayrım, bulguların şirketlerin tüm bataryalarının söz konusu madenlerden gelen nikel içerdiği şeklinde yorumlanmaması açısından önemli.

Şirketlerin denetim sonuçları açıklık kazanmadı

Araştırmada adı geçen otomobil üreticilerinin bir bölümü, tedarik zincirlerinde insan hakları ve çevre risklerini değerlendirdiklerini, tedarikçilerden sorumlu kaynak kullanımı standartlarına uymalarını beklediklerini açıkladı. Ford, iddiaları incelediğini ve inceleme sonucuna göre gerekli adımları belirleyeceğini bildirdi. Volkswagen ise tedarik zincirindeki olası riskleri ciddiye aldığını, ancak sözleşme yükümlülükleri nedeniyle tedarik ilişkilerinin ayrıntılarını açıklayamadığını belirtti. Volvo, Endonezya’daki batarya tedarik zinciri ortaklarında yerinde denetimler gerçekleştirdiğini açıkladı. Tesla, CATL, Huayou ve maden işletmecisi Sulawesi Cahaya Mineral ise yorum taleplerine yanıt vermedi. Şirketlerin denetim sonuçlarını paylaşmaması, tedarik zincirlerindeki risklerin ne ölçüde giderildiğinin dışarıdan değerlendirilmesini zorlaştırıyor.

Daha az emisyon, daha az kaynak tüketimi anlamına gelmiyor

Uluslararası Enerji Ajansı, küresel nikel talebinin 2040’a kadar ikiye katlanarak yıllık 5,5 milyon tona ulaşabileceğini öngörüyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması bu talebi artıran etkenlerden biri. Ancak ulaşımın elektrifikasyonu, ham madde talebinin sınırsız biçimde büyümesini zorunlu kılmıyor. Toplu taşımanın geliştirilmesi, yürüyüş ve bisiklet altyapısının güçlendirilmesi, daha küçük araçların tercih edilmesi ve batarya geri dönüşümünün yaygınlaştırılması, yeni madenlere duyulan ihtiyacın azaltılmasına katkı sağlayabilir. Araştırmada aktarılan önceki bir çalışmaya göre, daha iyi geri dönüşüm uygulamaları ABD ulaşım sektörünün lityum talebini mevcut eğilimlerin sürdüğü senaryoya kıyasla yüzde 92’ye varan oranda azaltabilir.

Elektrikli araçların iklim açısından sağlayabileceği kazanımlar, üretim zincirindeki ormansızlaşma ve insan hakları ihlallerini görmezden gelmeyi gerektirmiyor. Bataryaların çevresel performansı değerlendirilirken yalnızca kullanım sırasındaki emisyonlara değil, ham madde çıkarımına, üretime, kullanım ömrüne ve geri dönüşüme de bakılması gerekiyor. Ulaşımı elektrikli hâle getirmek, enerji dönüşümünün önemli bir parçası; ancak bu dönüşümün gerçekten sürdürülebilir olması, daha az emisyonun yanında daha az kaynak tüketimini ve daha güçlü tedarik zinciri denetimini de gerektiriyor.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Planet Friends

‘Planet Friends’ Minik Gezegen Dostları ile Buluşuyor

Akbank KOBİ Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş

Akbank’tan KOBİ’lere Yeşil Dönüşüm Desteği

Yaşasın Arılar Departmanı

Arılar için Yeni Bir Adım: “Yaşasın Arılar Departmanı”

Yenilenebilir Enerji Sektörü Tüm Alanları ile EIF 2025’te

Ekvator bölgesinde tarım

İklim Krizi Ekvator’u Vuruyor: Gıda Güvencesi Tehlikede

Prof. Dr. İbrahim Özdemir

İklim Krizini Durdurma ve Hafifletme: Uzman Görüşleri