Biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadelede en büyük sorunlardan biri, koruma hedefleri ile bu hedefleri hayata geçirecek ekonomik kaynaklar arasındaki mesafe. Korunan alanların genişletilmesi tek başına yeterli olmuyor; bu alanlarda yaşayan toplulukların gelir kaynaklarının da doğayla uyumlu hale gelmesi gerekiyor. Çin’in yeni tahvil projesi, tam da bu bağlantıyı kurmayı hedefliyor.

Proje, 22 Ekim’de Ermenistan’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 17. Taraflar Konferansı (COP17) kapsamında duyuruldu. Çin Halk Bankası’nın Qinghai şubesinin rehberliğinde geliştirilen tahvil, Qinghai Bankası tarafından ihraç edilecek. Projeyle en az 10 milyon yuan, yaklaşık 1,4 milyon dolar kaynak yaratılması planlanıyor.
Finansmanın, kar leoparının önemli yaşam alanlarında biyolojik çeşitliliğin korunması ve yerel toplulukların sürdürülebilir kalkınması için kullanılması öngörülüyor.
Hayvancılıktan Doğa Turizmine Uzanan Destek
Proje kapsamında ekolojik hayvancılık, yak kaşmiri üretimi ve doğa temelli turizm gibi faaliyetler desteklenecek. Belirlenen uygunluk kriterlerini karşılayan işletmeler, piyasa koşullarına göre daha düşük faizli kredilere erişebilecek. Koruma faaliyetlerinde görev alan saha personelinin geçim koşullarının desteklenmesi de planlanan çalışmalar arasında.
Buradaki yaklaşım, yaban hayatını korumak için yerel ekonomik faaliyetleri sınırlandırmak yerine, bu faaliyetlerin doğa üzerindeki baskısını azaltacak bir üretim ve gelir modeli oluşturmak. Böylece kar leoparının yaşam alanlarının korunması ile bölgede yaşayan insanların ekonomik ihtiyaçlarının birbirine karşıt hedefler olarak görülmemesi amaçlanıyor.
Finansman, Koruma Sonuçlarına Göre Desteklenecek
Modelin dikkat çeken tarafı, kredi desteğinin yanı sıra bağımsız sonuç değerlendirmesine dayanan bir teşvik mekanizması içermesi. Shan Shui Conservation Center’ın teknik desteğiyle hazırlanan sistemde, uygun işletmelere verilen kredilerin faiz ödemelerinin bir bölümü, bağımsız değerlendirme sonrasında hayırsever kaynaklarla karşılanabilecek.
Değerlendirme çerçevesi dört temel ölçüt üzerine kuruluyor: ekonomik gelir, yerel halkın doğa korumaya yönelik tutumu ve katılım isteği, doğrudan koruma faaliyetleri ve kar leoparı popülasyonundaki değişim. Uzun dönemli izleme yoluyla finansmanın yalnızca ekonomik faaliyet yaratıp yaratmadığı değil, koruma hedeflerine gerçek bir katkı sağlayıp sağlamadığı da takip edilecek.
Bu yönüyle proje, biyolojik çeşitlilik finansmanını yalnızca kaynak aktarımı olarak ele almıyor; finansmanın sahadaki sonuçlarını ölçmeye de çalışıyor.
Biyoçeşitlilik İçin Yılda 200 Milyar Dolarlık Hedef
Çin’in girişimi, küresel ölçekte büyüyen biyolojik çeşitlilik finansmanı ihtiyacının bir parçası. Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi, 2030’a kadar biyolojik çeşitliliğin korunması için kamu, özel sektör ve diğer kaynaklardan yılda en az 200 milyar dolar finansman sağlanmasını öngörüyor. Çerçeve, bu hedefe ulaşmak için yeşil tahviller ve kamu-özel kaynakları bir araya getiren karma finansman modelleri gibi yeni araçların geliştirilmesini de teşvik ediyor.
Kar leoparı tahvili, bu yaklaşımın belirli bir türün yaşam alanları ve o alanlarda yaşayan topluluklar üzerinden nasıl uygulanabileceğine ilişkin bir örnek sunuyor.
Ancak bir finansman aracının biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkisi, topladığı kaynak miktarıyla tek başına ölçülemez. Kredilerin gerçekten doğa dostu faaliyetlere yönelmesi, yerel halkın karar süreçlerine katılması ve koruma sonuçlarının bağımsız biçimde izlenmesi belirleyici olacak. Çin’in yeni modeli de başarısını, tahvilin büyüklüğünden çok bu sonuçları ortaya koyabildiği ölçüde gösterecek.






