Lufthansa Yeşil Biletin Adını Değiştirdi

2 Kasım 2026 | Sürdürülebilir İş Yaşamı | 0 yorum

Lufthansa Group, 2023’ten bu yana sunduğu Green Fare uygulamasının adını Impact Fare olarak değiştirdi. Şirket, yeni tercihini Avrupa Birliği’nin çevresel pazarlama iddialarına yönelik sıkılaşan kurallarıyla ilişkilendiriyor. Ancak değişiklik yalnızca bir marka yenilemesi değil; havacılıkta yolculara sunulan “yeşil” seçeneklerin nasıl anlatılması gerektiğine ilişkin yeni dönemin de işareti.

Lufthansa Group, yolcuların uçuş kaynaklı emisyonların azaltılmasına yönelik uygulamalara katkıda bulunmasını sağlayan Green Fare seçeneğini artık Impact Fare adıyla sunacak. Şirket, isim değişikliğinin çevresel iletişim alanındaki yeni düzenlemelere uyum amacı taşıdığını açıkladı.

Lufthansa-Yeşil Bilet

2023 yılında kullanıma sunulan uygulama, yolcuların bilet ücretine eklenen katkıyla sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanımını ve şirketin değer zinciri dışındaki iklim projelerini desteklemesine dayanıyor. Lufthansa'nın açıklamasına göre bugüne kadar beş milyondan fazla yolcu bu tarifeyi tercih etti. Yeni isim, yolcunun uçuşunu doğrudan “yeşil” olarak tanımlamak yerine, belirli iklim faaliyetlerine katkısını vurguluyor. Böylece şirket, çevresel faydayı genel bir sıfatla ifade etmek yerine, katkının hangi mekanizmalar üzerinden sağlandığını anlatmayı tercih ediyor.

Katkı Nasıl Kullanılıyor?

Impact Fare kapsamında Lufthansa, her rezervasyon için uçuşun gerçekleşmesinden sonraki altı ay içinde operasyonlarında ilave SAF kullanacağını belirtiyor. Avrupa içi uçuşlarda bu yakıt miktarı, tahmini uçuş kaynaklı CO₂ emisyonlarının yüzde 20’si esas alınarak hesaplanıyor. Kalan yüzde 80’e karşılık gelen tutar ise iklim koruma projelerine yönlendiriliyor.

Kıtalararası uçuşlarda oranlar değişiyor: SAF katkısı tahmini emisyonların yüzde 10’u üzerinden hesaplanırken, kalan yüzde 90 için iklim projelerine destek sağlanıyor. Bu projeler, emisyonları önlemeyi veya atmosferden karbonu uzaklaştırmayı hedefleyen çalışmaları kapsıyor.

Uygulama tüm seyahat sınıflarında sunuluyor. Yolcular ayrıca ek mil ve puan kazanabiliyor; bilet sınıfı ve varış noktasına bağlı olarak daha esnek ya da ücretsiz değişiklik haklarından yararlanabiliyor.

AB, Çevre İddialarına Daha Yakından Bakıyor

Lufthansa'nın isim değişikliği, Avrupa Birliği'nin tüketicileri yanıltıcı çevresel iddialara karşı korumayı amaçlayan düzenlemelerinin uygulamaya girdiği döneme denk geliyor. Yeşil Dönüşüm İçin Tüketicilerin Güçlendirilmesi Direktifi, doğrulanamayan genel çevre iddialarına ve belirsiz sürdürülebilirlik ifadelerine karşı daha sıkı kurallar getiriyor.

Düzenleme, şirketlerin ürün ve hizmetlerini “çevre dostu”, “yeşil” veya “sürdürülebilir” olarak tanımlarken bu iddiaları somut ve doğrulanabilir bilgilerle desteklemesini gerektiriyor. Böylece tüketicinin, bir ürünün çevresel performansına ilişkin belirsiz ifadeler üzerinden karar vermesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Havacılık sektörü bu denetimin özellikle önemli olduğu alanlardan biri. Avrupa Komisyonu ve ulusal tüketici koruma kurumları, 2024 yılında 20 havayolu şirketinin çevresel pazarlama uygulamalarını incelemeye almıştı. İncelemede, ek ücret ödeyen yolcuların uçuş emisyonlarını telafi edebileceği izlenimi yaratan ifadeler ve sürdürülebilir havacılık yakıtına ilişkin yeterince açıklanmayan iddialar öne çıkmıştı.

İsim Değişti, Uygulama Aynı Kaldı

Lufthansa'nın açıklamasında Impact Fare'in mevcut işleyişinin değiştiğine ilişkin bir bilgi bulunmuyor. Dolayısıyla yeni ad, uçuşların emisyonsuz hale geldiği ya da yolcunun kendi uçuşundan kaynaklanan emisyonların ortadan kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Yolcunun katkısı, şirketin operasyonlarında ilave SAF kullanılması ve şirket dışındaki iklim projelerinin desteklenmesi için değerlendiriliyor.

Asıl değişim, çevresel faydanın nasıl tanımlandığında. Havacılık gibi emisyon yoğun bir sektörde tek bir bilet seçeneğinin “yeşil” olarak sunulması, tüketicide uçuşun çevresel etkisinin ortadan kaldırıldığı algısını yaratabilir. Yeni düzenlemeler ise şirketlerden bu tür genel vaatlerin ötesine geçerek katkının kapsamını, zamanlamasını ve sınırlarını açıklamasını bekliyor.

Lufthansa'nın isim değişikliği bu dönüşümün somut örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde havayolu şirketlerinin yalnızca ne kadar çevresel katkı sunduğu değil, bu katkının uçuş emisyonlarıyla nasıl ilişkilendirildiği ve tüketiciye ne kadar açık anlatıldığı da daha fazla sorgulanacak.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Easy9 Pro

Schneider Electric Easy9 Pro’yu Tanıttı

VAT Enerji Avrupa Birliği Projesi Başlıyor

VAT Enerji Avrupa Birliği Projesi Başlıyor

Türkiye Turizminde Geleceğe Odaklanma: Liderlik ve Sürdürülebilirlik

Türkiye Turizminde Geleceğe Odaklanma: Liderlik ve Sürdürülebilirlik

Türk Telekom veri merkezi

Türk Telekom’dan Çevreci Veri Merkezi Çözümleri

Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım

Saytek, 200 Bin Tonun Üzerinde Plastik Atığı Geri Kazandırdı

Selpak Professional’dan Yalova Kıyılarında Sıfır Atık Mavi Hareketi

Selpak Professional’dan Yalova Kıyılarında Sıfır Atık Mavi Hareketi