Afrika’dan COP31’e Finansman Baskısı

5 Kasım 2026 | Politika ve Düzenlemeler, Yeşil Finans ve Ekonomi | 0 yorum

Afrika ülkeleri, Antalya’da düzenlenecek COP31’de iklim uyum finansmanının artırılması, Yeşil İklim Fonu’nun kaynak ihtiyacının değerlendirilmesi ve iklim politikalarıyla ticaret arasındaki ilişkinin resmî müzakere gündemine alınmasını istiyor. Talepler, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında yeni bir anlaşmazlığın kapısını aralayabilir.

İklim krizinin etkileri büyürken, bu etkilerle mücadele etmek için ayrılan kaynakların nasıl artırılacağı ve kimler tarafından karşılanacağı küresel iklim müzakerelerinin en zorlu başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Afrika ülkeleri, COP31’de bu tartışmanın artık genel taahhütlerle sınırlı kalmasını istemiyor.

Afrika Grubu Başkanı Antwi-Boasiako Amoah

Afrika Müzakere Grubu’na (AGN) bu yıl başkanlık eden Gana, BM İklim Değişikliği Sekretaryası Başkanı Simon Stiell’e gönderdiği mektupla üç konunun Antalya’daki zirvenin resmî gündemine eklenmesini talep etti. Talepler arasında gelişmekte olan ülkeler için iklim uyum finansmanının üç katına çıkarılması, Yeşil İklim Fonu’nun finansman ihtiyacının değerlendirilmesi ve ticaret-iklim değişikliği ilişkisine yönelik resmî diyalog başlatılması bulunuyor. Afrika Grubu Başkanı Antwi-Boasiako Amoah, uyum finansmanı konusunda ayrı bir müzakere başlığı açılmasının gerekli olduğunu belirtiyor. Çünkü ülkeler, daha önce üzerinde uzlaştıkları hedefin nasıl uygulanacağı konusunda hâlâ ortak bir yol belirleyebilmiş değil.

2035 Hedefinin Altı Boş Kaldı

Geçen yıl Brezilya’nın Belém kentinde düzenlenen COP30’da ülkeler, gelişmekte olan ülkelere sağlanan iklim uyum finansmanının 2035’e kadar en az üç katına çıkarılması konusunda anlaşmıştı. Ancak bu kararın nasıl hayata geçirileceği belirsiz kaldı.

Finansmanın hangi yılın baz alınarak üç katına çıkarılacağı, ulaşılması gereken toplam tutar, kaynakları hangi ülkelerin sağlayacağı ve paranın nasıl aktarılacağı konusunda uzlaşma sağlanamadı.

Bu belirsizlik, özellikle iklim değişikliğine karşı kırılganlığı yüksek olan düşük gelirli ülkeler açısından önemli bir sorun. En Az Gelişmiş Ülkeler (LDC) grubu, uyum finansmanının 2030’a kadar yılda 120 milyar dolara çıkarılmasını istiyor. Bu tutar, daha önce belirlenen yaklaşık 40 milyar dolarlık hedefin üç katına karşılık geliyor. Ancak söz konusu önceki hedefin 2025’te yakalanması beklenirken, mevcut veriler bunun gerçekleşmemiş olabileceğine işaret ediyor.

Gelişmekte olan ülkeler, finansman hedefinin Küresel Uyum Hedefi kapsamındaki müzakerelere dahil edilmesini isterken Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve Japonya bu yaklaşımın dışında bir müzakere zemini oluşturulmasını savunuyor. Haziran ayında Bonn’da yapılan iklim görüşmelerinde taraflar bu konuda uzlaşamayınca tartışma sonuçsuz kalmıştı.

Yeşil İklim Fonu İçin Yeni Kaynak Arayışı

Gana’nın gündeme taşımak istediği ikinci başlık, gelişmekte olan ülkelerin iklim eylemi için ihtiyaç duyduğu finansmanın yeniden değerlendirilmesi. Bu talep, 2013 yılında Varşova’da düzenlenen COP19’da alınan ancak bugüne kadar düzenli biçimde uygulanmayan bir karara dayanıyor.

Söz konusu karar, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele için ihtiyaç duyduğu kaynakların belirli aralıklarla değerlendirilmesini ve bu bilgilerin Yeşil İklim Fonu’nun kaynak toplama süreçlerine temel oluşturmasını öngörüyordu. Afrika Grubu, 2013’ten bu yana böyle bir değerlendirmenin yapılmadığına dikkat çekiyor.

Yeşil İklim Fonu’nun 2028-2031 dönemini kapsayacak yeni kaynak toplama süreci temmuz ayında başladı. Fonun bir sonraki kaynak taahhüt konferansının 2027 sonuna kadar yapılması bekleniyor. Afrika ülkeleri, ihtiyaçlar belirlenmeden yürütülen kaynak toplama süreçlerinin finansman açığını gidermekte yetersiz kalabileceğini savunuyor.

Üstelik çok taraflı iklim fonları üzerindeki baskı artıyor. Birleşik Krallık, mayıs ayında Yeşil İklim Fonu’na mevcut dönem için taahhüt ettiği 1,62 milyar sterlinin yalnızca yarısını sağlayacağını bildirmişti. Bu gelişme, gelişmekte olan ülkelerin finansman kaynaklarına ilişkin kaygılarını artırıyor.

İklim Politikası ile Ticaret Karşı Karşıya

Afrika Grubu’nun üçüncü talebi ise iklim politikaları ile uluslararası ticaret arasındaki ilişkiye yönelik resmî bir müzakere başlığı açılması. Bu konu, özellikle Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi tek taraflı ticaret önlemleri nedeniyle son yıllarda daha fazla tartışılıyor.

Gelişmekte olan bazı ülkeler, karbon düzenlemelerinin ticaret üzerinde yeni engeller yaratabileceğini ve kendi sanayileri açısından ek maliyet doğurabileceğini savunuyor. Gelişmiş ülkeler ise bu tür önlemleri iklim hedefleri ve karbon kaçağını önleme politikaları kapsamında değerlendiriyor.

Brezilya’nın COP30 başkanlığı sırasında ticaret konusunda üç ayrı diyalog başlatılmış, ancak Haziran ayındaki ilk görüşmeler somut bir müzakere zeminine dönüşememişti. Afrika Grubu, bu diyalogların resmî gündeme taşınmasını ve ülkelerin konuyu daha kapsamlı biçimde ele almasını istiyor.

Çin’in de ticaret başlığını COP31’de öncelikli konular arasına taşıma isteği, tartışmanın Antalya’da daha geniş bir cepheye yayılabileceğini gösteriyor. Pekin, özellikle temiz teknoloji ticaretinin önündeki engelleri ve korumacı politikaları gündeme getirmek istiyor.

Antalya’da Gündem Mücadelesi Başlayabilir

Afrika Grubu’nun taleplerinin diğer gelişmekte olan ülke grupları tarafından henüz resmen desteklenmiş bir ortak öneriye dönüşmediği belirtiliyor. Ancak Antalya’da başlayacak koordinasyon toplantılarında bu desteğin genişlemesi mümkün.

BM İklim Değişikliği Sekretaryası, talep edilen başlıkları geçici gündeme ekleyebilir. Ancak zirvenin açılışında gündemin resmen kabul edilmesi gerekiyor ve herhangi bir ülke yeni başlıklara itiraz edebiliyor. Böyle durumlarda konuların müzakereden çıkarılması ya da başkanlığın yürüttüğü istişarelere bırakılması söz konusu olabiliyor.

COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek. Türkiye’nin ev sahipliğinde, Avustralya’nın müzakerelere başkanlık edeceği zirvede Afrika ülkelerinin taleplerinin nasıl karşılanacağı, iklim finansmanının geleceği açısından önemli bir sınav olacak.

Çünkü iklim uyumu için daha fazla para sözü vermekle, bu paranın miktarını, kaynağını ve nasıl aktarılacağını karara bağlamak aynı şey değil. Afrika ülkeleri bu kez ikinci aşamanın konuşulmasını istiyor.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

IC Holding CEO'su Can Çaka

IC Holding, COP31’de İklim Destekçisi

Microsoft

Microsoft Yenilenebilir Enerjide Hedefi Erken Yakladı

Geri dönüşüm tekstil ürünleri

Eski Giysilere Yeni İş Modeli

SiGreen

Siemens SiGreen’i Elden Çıkardı

sürdürülebilirlik ve yapay zeka

İşletmelerin Karbon Emisyonlarını Azaltmasının Sırrı Yapay Zeka

Elektrikli Araçlar Yeşil Enerjiyle Buluşuyor