BM’nin 81’inci Genel Kurulu, 8 Eylül’de başladı; dünya liderlerinin katıldığı yüksek düzeyli hafta ise 18-28 Eylül tarihleri arasında New York’ta gerçekleştiriliyor. Genel görüşmeler 22-28 Eylül tarihleri arasında yapılacak. BM, yaklaşık 130 devlet ve hükümet başkanının yüksek düzeyli haftaya yüz yüze katılmasının beklendiğini açıkladı.

Genel Sekreter António Guterres, 16 Eylül’de yaptığı açıklamada dünyanın “derin bir belirsizlik dönemine” girdiğini belirterek uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Guterres, yapay zekânın kontrolsüz gelişimi, iklim krizi ve derinleşen eşitsizlikleri üç varoluşsal tehdit olarak sıraladı. Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmaların da gündemin önemli başlıkları arasında yer alacağını söyledi.
İklim Masasında Bu Kez Deniz Seviyesi Var
İklim başlığı, Genel Kurul kapsamında düzenlenecek özel toplantılarla da öne çıkacak. 23 Eylül’de iklim eylemi ve adil dönüşüm, 24 Eylül’de ise deniz seviyesindeki yükselişin yarattığı tehditler ele alınacak. Deniz seviyesi toplantısının, özellikle küçük ada devletleri ve alçak kıyı bölgeleri açısından uyum, finansman, dayanıklılık ve bilimsel veri başlıklarını kapsayan bir deklarasyonla sonuçlanması planlanıyor.
25 Eylül’de ise pandemi önleme, hazırlık ve müdahale konusunda üst düzey toplantı yapılacak. Böylece iklim ve sağlık, yalnızca ulusal politikalarla değil, uluslararası koordinasyon gerektiren ortak riskler olarak Genel Kurul gündeminde yer alacak.
BM’nin Kendi Güven Sorunu Da Masada
Bu yılki Genel Kurul’un dikkat çeken tarafı yalnızca küresel krizlerin çeşitliliği değil. BM Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman’ın belirlediği oturum teması doğrudan güven sorununa işaret ediyor: “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten Birleşmiş Milletler.” Başkanlığın öncelikleri arasında yapay zekâ ve dijital yönetişim, iklim ve sürdürülebilir kalkınmanın yanı sıra çok taraflı sistemin reformu da bulunuyor.
Bu başlıkların aynı masada toplanması tesadüf değil. İklim değişikliği, yapay zekâ, salgınlar, çatışmalar ve eşitsizlikler sınırlarla sınırlı kalmıyor; dolayısıyla çözüm üretme kapasitesi de tek tek ülkelerin politikalarının ötesine taşınıyor. BM’nin bu yılki yaklaşımı, tam da bu nedenle uluslararası işbirliğini yeniden işler hale getirme hedefi etrafında şekilleniyor.
Bu oturum aynı zamanda Guterres’in BM Genel Sekreteri olarak katılacağı son Genel Kurul oturumu olacak. İkinci ve son görev süresi 31 Aralık 2026’da sona erecek.






