Boğaz Müzesi Kabataş’ta

14 Eylül 2026 | Kent ve Sürdürülebilirlik

İstanbul Boğaz Müzesi, Kabataş Transfer Merkezi’nde kapılarını açtı. 19. yüzyıldan Cumhuriyet’in ilk yıllarına Boğaz çevresindeki yaşamı ve dönüşümü ele alan müze, kültürel mirası kent yaşamının içinde yeniden görünür kılmayı hedefliyor.

İBB Kültür ve İBB Miras’ın özenli çalışmalarıyla şehre kazandırılan İstanbul Boğaz Müzesi, yalnızca sergilerin izlenebileceği bir alan olarak değil, sanat üretiminin de devam ettiği bir mekân olarak tasarlandı.

İSTANBUL BOĞAZ MÜZESİ

İstanbul’un en işlek noktalarından biri olan Kabataş Transfer Merkezi’nin 2. katında 1.575 m²’lik bir alana konumlanan İstanbul Boğaz Müzesi’nin sergi programıyla eş zamanlı olarak sanatçı atölyeleri gerçekleştirilecek. Atölye programı kapsamında, bir seçici kurul oluşturularak güzel sanatlar fakültelerinden 10 öğrenci belirlenecek ve seçilen öğrenciler, bir yıl boyunca atölyede üretimlerini sürdürecek. Programın sonunda ise öğrencilerin çalışmalarının yer aldığı bir yıl sonu sergisi düzenlenecek. Böylece müzede, geçmişten bugüne ulaşan eser ve arşiv malzemeleriyle bugün üretilen sanat, aynı çatı altında buluşacak. Sergilere paralel olarak atölyelerin de üretimini sürdürüyor olması, müzeyi geçmişin saklandığı bir depo olmaktan çıkarıp bugünün üretimine açık, canlı bir alana dönüştürecek.

“MEHTABI SÜRÜKLEDİK SULARDA: BİR BOĞAZİÇİ HİKÂYESİ”

İstanbul Boğaz Müzesi’nin açılış sergisi olarak ziyaretçilerle buluşan “Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi”, 19. yüzyıldan Cumhuriyet’in ilk yıllarına Boğaz’da şekillenen yaşamı ve zaman içinde geçirdiği dönüşümü ele alıyor.

Boğaz’ı görülen bir manzaranın ötesinde, yaşanan ve hayal edilen bir mekân olarak düşünmeye davet eden “Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi” başlıklı sergide Atatürk Kitaplığı Koleksiyonu’nun yanı sıra Mustafa Taviloğlu, Murat Ketenci, Alpaslan Aktuğ, Köksal Kızılca, Cengiz Akıncı ve Onur Soysalan koleksiyonlarından orijinal eserler yer alıyor. Sergide Hoca Ali Rıza, İbrahim Çallı, Mıgırdiç Civanyan, İbrahim Safi, Fausto Zonaro, Hamit Görele, Ara Güler, Şefik Bursalı, Avni Arbaş, Sabri Berkel, Naile Akıncı gibi sanatçıların eserleri izleyiciyle buluşuyor. Aynı zamanda İBB envanterinden haritalar, gravürler, eski kartpostallar, Boğaziçi temalı kitaplar, Şirket-i Hayriye’nin bir zamanlar çıkardığı Boğaziçi Mecmuası, Boğaziçi fotoğrafları, diğer dergilerden arşivsel içerikler ve James Baldwin’in İstanbul seyahatinin, Sedat Pakay tarafından çekilen videosu da sergi anlatısına destekte bulunuyor.

Kronolojik bir tarih anlatısı yerine “bakmak”, “yaşamak”, “geçmek” ve “hayal etmek” gibi eylemler etrafında şekillenen tematik bir kurgu sunan sergi, Boğaziçi’nin değişen yüzlerini bir arada düşünme imkânı veriyor. Arşivlerdeki imgeler ile bugün dışarıda uzanan gerçek manzaranın yan yana gelmesi, ziyaretçiyi kendi bakışını da yeniden düşünmeye çağırıyor.

Serginin Kabataş’ta kurulması da anlatının önemli bir parçasını oluşturuyor. Şirket-i Hayriye vapurlarının iki yaka arasındaki ulaşımı gündelik hayatın bir parçası hâline getirdiği kıyı, Boğaz’ın değişen ulaşım ve yaşam hikâyesinin önemli duraklarından biri olarak sergide yeniden ele alınıyor. Ziyaretçiler, vitrinlerdeki gravürlerle camın ardındaki manzarayı aynı anda görürken, aslında aynı geçişin iki farklı zamanına bakma imkanı buluyor.

“Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi”, 12 Eylül 2026 – 11 Nisan 2027 tarihlerinde pazartesi hariç her gün 10.00–19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Avrasya Tüneli 2025

Avrasya Tüneli İlk Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Efe Gökçe

Acaba Hanginiz Daha Masum? Plastik Pipet Mi Kağıt Pipet Mi?

Geleceğin Meslekleri Sürdürülebilirlik Odaklı 

Küresel Isınmada Korkutan Tırmanış

Bill Gates, tarım yatırımları...

Tarımın Geleceği Bill Gates’in mi Elinde?

Henkel’den Sürdürülebilirlikte Yeni Bir Başarı