FedEx’in yeni anlaşmaları Newark, Oakland, Miami, New York JFK ve Dallas Fort Worth havalimanlarındaki operasyonları kapsıyor. SAF’ın konuma göre yüzde 30 ila yüzde 50 oranında geleneksel jet yakıtıyla harmanlanması planlanıyor. Şirket böylece 2030’a kadar kullandığı jet yakıtının yüzde 30’unu alternatif kaynaklardan gelen yakıtlarla harmanlama hedefinde ilerliyor.

Rakamın önemi yalnızca büyüklüğünde değil. FedEx, 2025’te yaklaşık 5 milyon galon “neat SAF” için anlaşmalar yapmış ve bunun sonucunda ABD’de 16,5 milyon galon harmanlanmış SAF kullanıma girmişti. Yeni anlaşma, şirketin SAF kullanımını birkaç pilot uygulamadan daha geniş bir operasyonel ölçeğe taşıma çabasını gösteriyor.
Uçak Değişmiyor, Yakıt Değişiyor
SAF’ın havacılık açısından cazibesi burada. “Drop-in” olarak kullanılabilen bu yakıt, mevcut uçak motorları ve yakıt altyapısıyla harmanlanarak kullanılabiliyor. Yani havacılığın karbonsuzlaşması için filonun bir gecede değişmesi gerekmiyor. Ama bu, SAF’ın sihirli bir yakıt olduğu anlamına da gelmiyor. FedEx’in kendi 2025 sorumluluk raporunda, SAF arzının havacılık sektörünün ihtiyacını karşılayacak ölçekte olmadığı açıkça belirtiliyor. Şirketin yeni anlaşmaları tam da bu arz açığını büyüyen talep üzerinden zorlamaya yönelik.
Asıl Yarış Uçakta Değil, Tedarik Zincirinde
Burada havacılığın enerji dönüşümündeki temel çelişki ortaya çıkıyor. SAF mevcut uçaklarla kullanılabiliyor; fakat mevcut üretim kapasitesi havacılığın toplam yakıt ihtiyacına yaklaşmıyor. Dolayısıyla mesele yalnızca havayollarının SAF satın almak istemesi değil. Atık yağlardan tarımsal hammaddelere, üretim tesislerinden dağıtım altyapısına kadar bütün zincirin büyümesi gerekiyor. Üstelik fiyat da denklemin merkezinde. FedEx, SAF kullanımını ancak arz, altyapı ve ekonomik koşullar operasyonlarına uyduğunda genişleteceğini söylüyor. Yeni anlaşmaların bir bölümünün eyalet ve federal teşviklerle mümkün olması da dönüşümün bugün hâlâ yalnızca piyasa talebiyle ilerlemediğini gösteriyor.
20 Milyon Galon Yetiyor mu?
FedEx için bu önemli bir ölçek artışı. Havacılık sektörü içinse henüz başlangıç çizgisi. Çünkü SAF’ın hikâyesinde artık “kullanılabilir mi?” sorusu büyük ölçüde geride kalıyor. Yeni soru çok daha zor: Havacılığın devasa yakıt ihtiyacını karşılayacak kadar SAF üretilebilir mi ve bunu yaparken yakıt gerçekten sürdürülebilir kalabilir mi? FedEx’in 20 milyon galonluk hamlesi, bu sorunun cevabını tek başına vermiyor. Ama piyasaya verilen mesaj açık: Talep artık masada. Şimdi sıra arzı büyütmekte.






