İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Türkiye sanayisinin yeşil dönüşümde nerede durduğuna ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Şirketlerin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularındaki farkındalığı artarken, bu bilginin somut uygulamalara dönüşme hızı oldukça geride kalıyor.

Rapora göre şirketlerin Yeşil Dönüşüm Farkındalık Skoru 100 üzerinden 50,33 olarak ölçüldü. Aynı şirketlerin Yeşil Dönüşüm Uygulama Skoru ise yalnızca 16,14 seviyesinde kaldı. Başka bir ifadeyle sanayi sürdürülebilirliğin ne olduğunu giderek daha iyi biliyor; ancak yatırım, üretim ve yönetim süreçlerinde aynı hızla harekete geçemiyor.
Bilmekle Yapmak Arasında 34 Puan Var
İki gösterge arasındaki yaklaşık 34 puanlık fark, yeşil dönüşümün önündeki temel meselenin artık yalnızca farkındalık yaratmak olmadığını gösteriyor. Enerji ve kaynak verimliliği, emisyonların azaltılması, döngüsel üretim ve sürdürülebilirlik yatırımları gibi alanlarda şirketlerin bilgiyi uygulamaya taşıması gerekiyor. Bu fark aynı zamanda finansman, teknik kapasite, nitelikli insan kaynağı ve dönüşüm yatırımlarının maliyeti gibi başlıkların önemini artırıyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarında yeşil dönüşümün gerektirdiği yatırımların nasıl finanse edileceği, önümüzdeki dönemin kritik konularından biri olmaya devam ediyor.
Rekabet Meselesine Dönüşüyor
Yeşil dönüşüm artık yalnızca şirketlerin çevresel performansıyla sınırlı bir konu da değil. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması başta olmak üzere ihracat pazarlarında değişen kurallar, karbon yoğunluğu ve üretim süreçlerini doğrudan rekabet koşullarının parçası haline getiriyor. İSO’nun ortaya koyduğu tablo bu nedenle basit bir “farkındalık eksikliği”nden daha fazlasına işaret ediyor: Türkiye sanayisi yeşil dönüşümü konuşma aşamasını büyük ölçüde geçti; asıl sınav, konuşulan dönüşümün fabrikaya, yatırıma ve üretim hattına ne kadar hızlı taşınacağı.






