Orman Yangınlarının Görünmeyen Sağlık Faturası Büyüyor

10 Ağustos 2026 | Sağlık ve Kaliteli Yaşam

İklim değişikliğiyle birlikte daha sık ve şiddetli hale gelen orman yangınları, alevlerin ulaştığı alanların çok ötesinde sağlık riski yaratıyor. Yeni veriler, yangın dumanındaki ince partiküllerin sanılandan çok daha yüksek bir ölüm yükü oluşturabileceğine işaret ediyor.

Orman yangınlarında risk yalnızca alevlerin yayıldığı alanlarla sınırlı değil. Yangınlardan yükselen duman, rüzgârla yüzlerce hatta binlerce kilometre taşınarak büyük kentlerde hava kalitesini ciddi biçimde bozabiliyor. Üstelik dumanın sağlık üzerindeki etkilerinin kapsamı hâlâ tam olarak bilinmiyor. The Guardian’ın 2026 yangın sezonuna ilişkin araştırması, bilim dünyasının bu konuda giderek büyüyen bir veri açığıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

orman yangınları

2024’te The Lancet’te yayımlanan bir araştırmaya göre, peyzaj yangınlarından kaynaklanan hava kirliliği dünya genelinde yılda yaklaşık 1,5 milyon erken ölümle ilişkilendiriliyor. Kanada’nın 2023 yangınları ise bunun ne kadar geniş bir coğrafyayı etkileyebildiğini gösterdi. Nature’da yayımlanan araştırmaya göre, söz konusu yangınların dumanı yaklaşık 82 bin erken ölümle ilişkilendirildi; ölüm yükünün yaklaşık üçte biri ABD'ye, dörtte biri ise Avrupa'ya yayıldı. İngiltere’de ince partikül kirliliğinin yaklaşık yüzde 10’unun da ülke dışındaki biyokütle yangınlarından kaynaklandığı hesaplandı.

Milyonlarca kişi kirli havaya maruz kaldı

2026 yangın sezonu, riskin geçici bir istisna olmadığını gösteriyor. The Guardian tarafından yapılan ön analize göre, 16 Temmuz’da Kuzey Amerika’da en az 36 milyon kişi, “çok sağlıksız” kabul edilen PM2.5 seviyelerinin üzerinde hava kirliliğine maruz kaldı. En az 10 milyon kişinin maruz kaldığı günlük partikül yoğunluğu ise metreküpte 250 mikrogramı aştı. Avrupa’da da benzer bir tablo görüldü. Fransa’daki yangınların dumanı 24 Temmuz’da Bordeaux’da PM2.5 seviyesini metreküpte 342 mikrograma, yangın bölgesinden yaklaşık 180 kilometre uzaktaki Limoges’te ise ertesi gün 486 mikrograma çıkardı. Bu değerler, yangının sağlık etkisinin yangının gerçekleştiği bölgeden çok daha geniş bir alana yayılabildiğini gösteriyor.

Yangın dumanı neden daha riskli?

Yangın dumanındaki PM2.5 partikülleri, otomobil, sanayi veya diğer kaynaklardan yayılan partiküllerle tamamen aynı özelliklere sahip değil. Yanmış bitki örtüsünden kaynaklanan duman, daha yüksek oranda organik bileşik ve akciğerlerin daha derinlerine ulaşabilen ultra ince partiküller içeriyor. Nature Communications’da yayımlanan bir araştırma, yangın kaynaklı PM2.5’nin kısa vadede diğer kaynaklardan gelen PM2.5’ye kıyasla 10 kata kadar daha zararlı olabileceğini ortaya koydu. Bu nedenle yalnızca partikül miktarına bakarak sağlık riskini hesaplamak, yangın dumanının gerçek etkisini olduğundan düşük gösterebilir.

Dumanın uzun vadeli etkileri konusunda ise bilimsel belirsizlik daha büyük. Araştırmacılar, yangınlara özgü uzun dönemli sağlık verilerinin yetersiz olması nedeniyle kronik etkileri büyük ölçüde genel hava kirliliği araştırmalarından elde edilen modeller üzerinden tahmin ediyor. Ancak iklim değişikliği nedeniyle insanların yangın dumanına maruz kalma sıklığı arttıkça bu veri eksikliği daha önemli hale geliyor.

İklim krizi yangın riskini artırıyor

Yangın dumanının oluşturduğu sağlık riskinin büyümesinde iklim değişikliği de belirleyici faktörlerden biri. Daha yüksek sıcaklıklar bitki örtüsünü kurutarak yangınların yayılmasını kolaylaştırırken, daha büyük yangınlar atmosfere daha fazla partikül salıyor. 2026’daki yangın koşullarına ilişkin hızlı analizler, iklim değişikliğinin Kanada ve Fransa’daki aşırı yangın koşullarını iki kat, İspanya’dakileri ise 20 kat daha olası hale getirdiğine işaret ediyor. Akdeniz’de buna kırsal nüfusun azalması ve tarım alanlarının terk edilmesiyle artan kuru bitki örtüsü de ekleniyor.

Bu nedenle orman yangınları artık yalnızca orman yönetimi veya afet müdahalesi başlığı altında değerlendirilmiyor. Hava kalitesi, çalışan sağlığı, şehir altyapısı, sağlık sistemlerinin kapasitesi ve iş sürekliliği de yangın riskinin ekonomik sonuçları arasında yer alıyor.

Özellikle aşırı sıcaklarla aynı döneme denk gelen yangınlarda risk daha da karmaşıklaşıyor. Dışarıdaki hava duman nedeniyle sağlıksız hale geldiğinde pencereleri kapatmak gerekirken, yüksek sıcaklıklar klima erişimi olmayan kişiler için kapalı ve havasız ortamları da sağlık açısından riskli hale getirebiliyor. İklim değişikliği yangın sezonlarını uzatırken, yangın dumanı da sınırları aşan yeni bir hava kalitesi riski yaratıyor. Bu tablo, kamu kurumları ve şirketler açısından yalnızca yangına müdahale kapasitesinin değil, hava kalitesi izleme, erken uyarı sistemleri, çalışanların korunması ve iş sürekliliği planlarının da güçlendirilmesini gerektiriyor.

Kaynak: The Guardian

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Eker-Tohum Otizm Vakfı İş Birliği

Eker Ambalajlarında Anlamlı Mesaj

İzlanda Yeniden Balina Avına mı Dönüyor?

İzlanda Yeniden Balina Avına mı Dönüyor?

Deloitte ESG Raporlama

Deloitte’dan Şirketlere Yeni ESG Reçetesi

Deniz Mercanları Koruma Altında

BİM Ticaret Başkanı Umut Baba

BİM’in Tohum Projesinde Hedef 8,5 Milyon

Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.

UN Global Compact Türkiye’de Yeni Başkan