Türkiye’nin atık sahalarındaki metan emisyonları, Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde yeniden gündemde. İngiliz gazetesi The Guardian’ın uydu verilerine dayanan haberine göre, İstanbul Silivri’deki düzenli depolama tesisi dünyanın en yüksek metan salımı yapan atık alanları arasında yer alıyor. Tesiste saatte ortalama 7,4 ton metan salımı ölçülürken, Şile’deki tesiste bu miktarın yaklaşık 4 tona ulaştığı belirlendi.

Veriler, UCLA bünyesindeki araştırmacıların Carbon Mapper uydu gözlemlerini inceleyerek hazırladığı çalışmadan geliyor. Araştırmada, 1 Ocak 2025 ile 1 Haziran 2026 arasında Türkiye’deki atık tesislerinde tespit edilen metan emisyonları incelendi. En az iki ayrı gözlemde metan bulutu belirlenen 10 tesisin tamamında yüksek seviyelerde emisyon kaydedildi. Silivri’deki tesisin saatlik 7,4 tonluk emisyonu, çalışmada dünya genelinde ölçülen en yüksek atık kaynaklı metan salımlarından biri olarak öne çıkıyor. Şile’deki tesis de yaklaşık 4 tonluk saatlik salımla listenin üst sıralarında bulunuyor. Araştırmada Türkiye’deki 10 tesis için ölçülen saatlik ortalama emisyonlar 841 kilogram ile 7,4 ton arasında değişiyor.
Çöpün Görünmeyen Gazı
Metan, organik atıkların oksijensiz ortamda parçalanması sırasında ortaya çıkıyor. Karbondioksite kıyasla atmosferde daha kısa süre kalmasına rağmen çok daha güçlü bir sera gazı olması nedeniyle, özellikle kısa vadede küresel ısınmanın sınırlandırılması açısından kritik emisyon kaynaklarından biri kabul ediliyor.
Atık depolama sahalarında metanın yakalanarak elektrik üretiminde kullanılması emisyonların bir bölümünü önleyebiliyor. Silivri’de de metan gazının bir kısmının toplanarak enerji üretiminde kullanıldığı belirtiliyor. Ancak uydu ölçümleri, sistemlere rağmen atmosfere kaçan gaz miktarının hâlâ ciddi boyutlarda olabildiğini gösteriyor.
Sorunun bir başka boyutu ise bu kaçakların her zaman sahadaki mevcut sistemlerle kolayca fark edilememesi. Uydu teknolojileri, geniş alanlardan atmosfere yayılan metan bulutlarını tespit ederek hangi tesislerin öncelikli müdahale gerektirdiğini görünür hale getiriyor.
COP31 Öncesi Türkiye İçin Test
Türkiye, COP31 kapsamında “Sıfır Atık ve Metan Azaltımı” başlığını iklim gündeminin öncelikleri arasına aldı. Ancak ülke henüz, 2030’a kadar küresel metan emisyonlarını 2020 seviyesine göre en az yüzde 30 azaltmayı hedefleyen Global Methane Pledge girişimine katılmış değil. Bu nedenle atık sahalarından gelen yeni veriler, Türkiye’nin COP31’de metan konusunda ortaya koyacağı yaklaşım açısından ayrıca önem taşıyor. Bir yanda metan azaltımını küresel gündeme taşıma hedefi, diğer yanda dünyanın en yüksek emisyon kaynakları arasında gösterilen depolama sahaları bulunuyor. Üstelik mesele yalnızca iklim politikasıyla sınırlı değil. Silivri’deki tesis çevresinde yaşayanların uzun süredir koku konusunda şikâyetleri bulunuyor. Yani atmosfere kaçan metan, yalnızca uyduların görebildiği uzak bir iklim problemi değil; atık yönetiminin sahadaki sonuçlarından biri. Uydu verilerinin ortaya koyduğu tablo aslında müdahale için de net bir adres gösteriyor: En büyük metan kaynaklarından bazıları zaten biliniyor. Mesele artık onları görebilmekten çok, görüldükten sonra ne yapılacağı.
Kaynak: The Guardian






