AB Kamu İhalelerinde Sürdürülebilirlik Dönemi

17 Eylül 2026 | Yeşil Finans ve Ekonomi | 0 yorum

Avrupa Komisyonu, yıllık yaklaşık 2,5 trilyon avroluk kamu alımlarında çevresel, sosyal ve kalite kriterlerinin daha fazla dikkate alınmasını önerdi. Yeni modelde kalite kriterlerinin ağırlığı genel olarak en az yüzde 30 olacak.

Avrupa Birliği, kamu ihalelerinde “en ucuz teklif” yaklaşımını değiştirmeye hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu’nun sunduğu yeni Kamu Alımları Yasası önerisi, AB genelinde yılda yaklaşık 2,5 trilyon avroluk kamu harcamasının çevre, iklim, sosyal koşullar, inovasyon, güvenlik ve tedarik zinciri dayanıklılığı gibi kriterlerle birlikte değerlendirilmesini öngörüyor. Bu tutar AB GSYH’sinin yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geliyor.

AB-kamu ihale

Önerinin merkezinde “en iyi fiyat-kalite oranı” bulunuyor. Buna göre kalite kriterlerinin değerlendirmedeki ağırlığının genel olarak en az yüzde 30 olması, emek yoğun sözleşmelerde ise en az yüzde 50’ye çıkması öngörülüyor. Kamu kurumları çevresel performans, çalışma koşulları, inovasyon ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığı gibi unsurları da teklif değerlendirmesine dahil edebilecek. Çevresel kriterler tarafında ise iklim değişikliğinin azaltılması ve iklim direnci, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, döngüsel ekonomi, kirliliğin önlenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi başlıklar öne çıkıyor. Teklif, kamu alımlarında geri dönüştürülmüş ve yenilenmiş içerik, kaynak verimliliği ve enerji verimliliği gibi kriterlerin kullanımını da güçlendirmeyi amaçlıyor. Sosyal kriterler de düzenlemenin bir parçası. Engelli ve dezavantajlı kişilerin işgücü piyasasına katılımı, toplumsal cinsiyet eşitliği, ayrımcılığın önlenmesi, adil çalışma koşulları ve tedarik zincirlerinde insan haklarının korunması kamu alımlarında dikkate alınabilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Yeni düzenleme aynı zamanda mevcut kamu ihale sistemini sadeleştirmeyi hedefliyor. 2014 tarihli üç direktifin yerine tek bir düzenleme getirilmesi planlanıyor. Ancak önerinin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi'ndeki müzakerelerin tamamlanması gerekiyor.

Editörün Görüşü

Kamu ihalesinde en ucuz teklif çoğu zaman gerçekten en ucuz teklif olmayabilir. Daha düşük fiyat; daha yüksek enerji tüketimi, daha fazla atık, kötü çalışma koşulları ya da kırılgan bir tedarik zinciri anlamına geliyorsa faturanın başka bir yerde ortaya çıkması kaçınılmaz. AB’nin önerisi bu yüzden yalnızca bir ihale tekniği değişikliği değil. Kamu parasının hangi şirketleri, hangi ürünleri ve hangi üretim biçimlerini büyüteceğine dair bir tercih. 2,5 trilyon avroluk bir pazarın kriterleri değiştiğinde, ihaleyi almak isteyen şirketlerin de neyi nasıl ürettiği daha fazla önem kazanacak.

Asıl soru ise şu: “En ucuz”dan “en iyi”ye geçerken, o iyinin nasıl ölçüleceğini kim belirleyecek?

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş

Borusan’dan Sürdürülebilirlikte Yeni Faz

Galler Prensi William

Prens William’dan Amazon’a Yeşil Mesaj

Plastik

Plastiklerin Verdiği Zararla Mücadele Etmek

Yenilenebilir Enerji Yatırımları için Yeni Sayfa

Yapay Zeka Devriminde Enerji Verimliliğine Çözüm

Yeşil Diyalog

Yeşil Diyalog: Çevre Politikaları ve Gelecek Senaryoları Masada