Avrupa Birliği’nin metan düzenlemesi, enerji sektöründeki güçlü sera gazı kaynaklarından birini kontrol altına almak için hazırlanmıştı. 2024’te kabul edilen düzenleme; petrol, doğal gaz ve kömür üretiminde metan emisyonlarının ölçülmesini, raporlanmasını ve doğrulanmasını, ayrıca sızıntıların tespit edilerek giderilmesini öngörüyor. İthalatçılara da AB dışındaki tedarikçilerinin eşdeğer izleme ve raporlama standartlarına uymasını sağlama yükümlülüğü getiriyor.

Avrupa Komisyonu, enerji arz güvenliğine ilişkin kaygılar nedeniyle ithalatçılara yönelik bazı yükümlülüklerin bir yıl ertelenmesini önermişti. Ancak Avrupa Parlamentosu, 22 Ekim’de yapılan oylamada bu süreyi üç yıla çıkarmayı destekledi. Öneri 341 kabul, 225 ret ve 6 çekimser oyla kabul edildi.
Parlamentonun pozisyonuna göre ithalatçılar, 4 Ağustos 2024’ten sonra imzalanan veya yenilenen tedarik sözleşmelerinin AB kurallarına eşdeğer metan izleme, raporlama ve doğrulama standartlarını karşıladığını göstermek için 31 Mayıs 2031’e kadar süre kazanacak.
Enerji Arzı Gerekçesi Öne Çıktı
Erteleme talebinin arkasında yalnızca şirketlerin uyum maliyetleri bulunmuyor. Avrupa’nın enerji tedarikinde yaşadığı belirsizlikler, yüksek fiyatlar ve jeopolitik gerilimler de düzenlemenin uygulanma takvimini tartışmalı hale getirdi.
ABD, Avrupa’nın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikçisi olarak düzenlemenin yakıt sevkiyatlarını aksatabileceği uyarısında bulunmuştu. Petrol ve gaz şirketleri de tedarik zincirinde gerekli ölçüm ve doğrulama altyapısının henüz yeterince yaygın olmadığını savunuyor.
Parlamentodaki erteleme önerisi, bu kaygılara daha uzun bir uyum süresiyle yanıt vermeyi amaçlıyor. Ancak düzenlemenin ertelenmesi, fosil yakıt tedarik zincirindeki emisyonların daha uzun süre mevcut denetim takviminin dışında kalması anlamına da geliyor.
Metanla Mücadelede Zaman Kaybı
Metan, atmosferde karbondioksitten çok daha güçlü bir ısı tutma etkisine sahip. Bu nedenle petrol ve gaz altyapısındaki sızıntıların azaltılması, kısa vadede küresel ısınmayı yavaşlatabilecek en etkili adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
AB’nin 2024 tarihli düzenlemesi, yalnızca Avrupa’daki üretim tesislerini değil, Birliğe fosil yakıt sağlayan uluslararası tedarik zincirlerini de kapsaması bakımından önemliydi. Böylece Avrupa pazarına giren yakıtın üretim aşamasındaki metan emisyonlarının da izlenmesi hedefleniyordu.
Parlamentonun erteleme kararı, bu yaklaşımın uygulanmasını geciktirirken, şirketlerin ölçüm ve doğrulama sistemlerini tamamlaması için ek zaman tanıyor. Parlamento ayrıca AB içindeki petrol ve gaz işletmelerinin doğrulanmış metan raporlarını sunma sürelerini de uzatmayı önerdi.
Karar Henüz Kesinleşmedi
Avrupa Parlamentosu’nun oylaması, düzenlemenin son hali değil; kurumlar arası müzakerelerde kullanılacak pozisyonu belirliyor. Nihai takvimin yürürlüğe girmesi için AB üyesi ülkeleri temsil eden Konsey ile Parlamento arasında uzlaşma sağlanması gerekiyor.
Tartışmanın merkezinde ise iki farklı öncelik bulunuyor: Avrupa’nın enerji arzını güvence altına almak ve fosil yakıtların iklim üzerindeki etkisini azaltmak. Ancak metan emisyonlarının kontrolünü ertelemek, enerji güvenliği sorununu çözmeden iklim açısından maliyeti büyütebilir. Çünkü atmosfere bugün salınan metanın etkisi, düzenlemelerin daha sonra yürürlüğe girmesiyle ortadan kalkmayacak.






