Yapay zekâ ve dijital hizmetlere yönelik talep arttıkça veri merkezlerinin kapladığı alan da büyüyor. AB, önümüzdeki 5-7 yıl içinde veri merkezi kapasitesini yaklaşık üç katına çıkarmayı planlıyor. Ancak daha fazla sunucu, daha fazla elektrik ve su tüketimi anlamına geliyor. Avrupa Komisyonu, veri merkezlerinin 2030’da AB elektrik talebinin yüzde 3’ünden fazlasını oluşturabileceğini öngörüyor.

Yeni sistemin amacı tam da bu noktada devreye girmek: Veri merkezlerinin kaynak kullanımını yalnızca şirketlerin beyanlarına bırakmak yerine ortak bir ölçüm ve karşılaştırma çerçevesi oluşturmak.
500 kW Üzeri Mercek Altında
Önerilen düzenleme, kapasitesi 500 kW’ın üzerinde olan veri merkezlerini kapsıyor. Merkezlere enerji ve su kullanım performansı açısından A’dan G’ye uzanan dereceler verilmesi planlanıyor.
Etiketlerde yalnızca tüketim miktarları değil, kullanılan elektriğin kaynağı da gösterilecek. Yerinde üretilen yenilenebilir enerji, yenilenebilir enerji satın alma anlaşmaları ve enerji garanti belgeleri gibi unsurlar da değerlendirmeye dahil edilecek.
Bu yaklaşım önemli; çünkü aynı miktarda elektriği tüketen iki veri merkezinin çevresel etkisi, kullandıkları enerjinin kaynağına ve sistemi ne kadar esnek kullandıklarına bağlı olarak değişebiliyor.
Su Artık Görünmez Değil
Veri merkezlerinin sürdürülebilirlik tartışmasında elektrik genellikle başrolde. Oysa soğutma sistemleri nedeniyle su kullanımı da giderek daha kritik bir mesele haline geliyor.
Yeni sistem, veri merkezlerinin su verimliliğinin yanı sıra tüketimin gerçekleştiği bölgedeki su stresiyle ilişkisini de görünür kılmayı hedefliyor. Böylece “ne kadar su kullanıyor?” sorusunun yanına “hangi su havzasında kullanıyor?” sorusu da eklenmiş olacak.
Atık Isı İçin Yeni Denklem
AB’nin planında veri merkezlerinin yalnızca ne tükettiği değil, sisteme ne geri verdiği de var.
Yeni etiketleme kapsamında veri merkezlerinin atık ısıyı yakındaki tesislere veya bölgesel ısıtma sistemlerine aktarabilmesi ve elektrik şebekesine esneklik sağlayabilmesi de dikkate alınacak. Komisyonun hesaplamasına göre Avrupa’daki veri merkezlerinde üretilen atık ısının yaklaşık yarısının yeniden kullanılması, dört milyon hanenin ısıtma talebine denk bir kaynak sağlayabilir.
Etiketten Performans Standardına
Komisyonun hamlesi yalnızca bir etiketleme çalışması olarak kalmayabilir. AB aynı gün veri merkezleri için asgari performans standartları konusunda da kamuoyu görüşü toplamaya başladı. Bu çalışmanın ardından mevzuat teklifinin 2027’nin ikinci çeyreğinde hazırlanması planlanıyor. Görüş süreci ise 14 Aralık 2026’ya kadar açık.
Yani Brüksel’in mesajı oldukça net: Dijital dönüşümün fiziksel bir faturası var ve o fatura artık yalnızca veri merkezi işletmecilerinin meselesi olmayacak. Yapay zekâ daha fazla hesaplama gücü isterken, AB de bu gücün hangi enerjiyle, ne kadar suyla ve ne kadar verimli üretildiğini görünür hale getirmeye hazırlanıyor.






