Avrupa’nın enerji faturası, tüketilen enerji miktarı aynı kalırken büyüyor. Jørgensen, Dublin’deki AB enerji bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “tek bir molekül daha fazla gaz ya da petrol almadan” bu yıl enerji için ödenen ek tutarın 100 milyar euroyu aştığını söyledi. Komiser, ithal fosil yakıtlara bağımlılığın Avrupa vatandaşları ve sanayisi açısından fiyat artışlarına açık bir yapı yarattığını belirtti.

Fiyatlardaki hareket özellikle doğal gazda belirginleşiyor. Avrupa’nın referans fiyat göstergesi Hollanda TTF’de doğal gaz, şubat ayı sonundaki yaklaşık 30 euro/MWh seviyesinden 72 euro/MWh civarına yükseldi. AB’nin doğal gaz depolarındaki doluluk oranı da yaklaşık yüzde 70 ile geçen yılın aynı döneminin yaklaşık 12 puan altında bulunuyor. Brüksel şimdilik doğrudan bir arz güvenliği krizi yaşanmadığını belirtse de kış öncesinde enerji talebinin azaltılması çağrısı yapıyor. Komisyon, yoğun saatlerde elektrik tüketiminin düşürülmesi, kamu binalarında ısıtmanın sınırlandırılması ve gereksiz aydınlatmanın azaltılması gibi gönüllü önlemleri gündeme getirirken, gaz depoları için yüzde 90 yerine yüzde 80 doluluk hedefinin yeterli olabileceğini değerlendiriyor.
Ancak ortaya çıkan tablo yalnızca “enerji pahalılaştı” meselesinden ibaret değil. Avrupa aynı miktarda fosil yakıt için daha fazla ödeme yapıyorsa, tartışmanın diğer tarafında da şu soru duruyor: Enerji güvenliği gerçekten daha fazla yakıt satın almakla mı, yoksa fosil yakıta duyulan ihtiyacı azaltmakla mı sağlanacak?






