Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Paris’te Fransa Kalkınma Ajansı (AFD) Genel Müdürü Christophe Lecourtier ile yaptığı görüşmenin ardından Türkiye ile AFD arasında yaklaşık 600 milyon avroluk yeni bir finansman paketi üzerinde çalışıldığını açıkladı. Paketin önemli başlıklarından biri, Marmara Denizi ve kıyı kentlerinde müsilajla mücadele olacak.

Kurum’un açıklamasına göre hazırlanacak çalışmada yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, atık su arıtma tesislerinin iyileştirilmesi ve denize ulaşan azot ile fosfor yükünün azaltılması hedefleniyor. AFD ise programın yalnızca müsilaja değil, Marmara ve kıyı kentlerindeki deniz kirliliğine odaklanacağını; atık su arıtma, su verimliliği, suyun yeniden kullanımı ve döngüsel su yönetimi yatırımlarının gündemde olduğunu belirtiyor.
Marmara’nın Sorunu Sadece Denizin Üzerinde Değil
Müsilajı denizin yüzeyinde gördüğümüz anda başlayan bir sorun gibi düşünmek kolay. Oysa Marmara’nın hikâyesi daha yukarıda, karada başlıyor.
Bakanlığın kendi bilimsel değerlendirmelerinde de müsilaj oluşumunda deniz sıcaklığındaki artış, Marmara’nın durağan su yapısı ve özellikle azot-fosfor yükünün birlikte etkili olduğu belirtiliyor. Bu nedenle ileri biyolojik atık su arıtma tesislerine geçiş, müsilajla mücadelede yıllardır öne çıkan başlıklardan biri.
AFD’nin hazırladığı yeni finansman programının da bu nedenle yalnızca “denizi temizleme” projesi olarak okunmaması gerekiyor. Asıl hedef, kirliliğin denize ulaşmadan azaltılması ve suyun daha verimli kullanılması.
Asıl Sınav: Arıtma Tesisleri
Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var.
Marmara Denizi için ileri biyolojik arıtmaya geçiş konusunda zaten yıllardır planlar bulunuyor. Bakanlığın Haziran 2025 tarihli açıklamasına göre, 2021’de Marmara Bölgesi’nde yüzde 51 olan ileri biyolojik arıtma oranı yüzde 51,7’ye yükselmişti. Aynı açıklamada, dönüşüm ve kapasite artışı için Bakanlığa sunulan 169 iş planından yalnızca 42’sinin tamamlandığı belirtiliyordu.
Dolayısıyla 600 milyon avroluk yeni finansman, Marmara için önemli bir yatırım fırsatı olabilir. Fakat tek başına finansman miktarı denizin ekolojik durumunu değiştirmiyor. Kaynağın hangi belediyeye, hangi tesise, hangi takvimle ve hangi performans kriterleriyle aktarılacağı asıl hikâyeyi oluşturacak.
Paris’ten Marmara’ya Uzanan Finansman
AFD, Türkiye ile işbirliğinin yeni olmadığını da hatırlatıyor. Kuruma göre AFD Grubu, 2005’ten bu yana Türkiye’de 6 milyar avronun üzerinde finansman sağladı ve bu finansmanın yaklaşık yüzde 80’i iklim hedefi taşıyan yatırımlara yöneldi. Yeni program ise COP31 öncesinde Fransa-Türkiye iklim işbirliğinin somut yatırım başlıklarından biri olarak konumlanıyor.
Şimdilik masada olan şey bir finansman programı hazırlığı. Dolayısıyla 600 milyon avroyu şimdiden Marmara’ya aktarılmış bir kaynak gibi okumak doğru değil. Bundan sonraki aşama; finansmanın koşullarının, yatırım listelerinin, uygulama takviminin ve sonuçların nasıl ölçüleceğinin netleşmesi.
Çünkü Marmara’nın ihtiyacı bir sonraki müsilaj görüntüsünü temizlemekten çok daha basit ve çok daha zor: Marmara’yı kirletmemek.






