Türkiye’nin güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve jeotermal kaynaklar açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bayraktar, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılırken elektrik sisteminin de bu üretimi taşıyabilecek şekilde dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekti. Enerji verimliliğinin de stratejik bir kaynak olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, 2024-2030 dönemini kapsayan Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında kamu ve özel sektörde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngörüldüğünü aktardı.

Nükleer enerjinin de Türkiye’nin düşük karbonlu elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakları tamamlayan bir unsur olacağını belirten Bayraktar, ulaştırmadaki elektrifikasyon ve enerji depolama yatırımlarının da dönüşümün önemli parçaları olduğunu ifade etti.
Elektrik Şebekeleri İçin Büyük Yatırım Gerekiyor
Enerji dönüşümünün yalnızca yeni üretim kapasitesi kurmakla tamamlanamayacağını vurgulayan Bayraktar, iletim ve dağıtım şebekelerinin daha güçlü, akıllı ve esnek hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Artan aşırı hava olaylarının elektrik altyapısı üzerindeki risklerine de dikkat çeken Bayraktar, şebekelerin geleceğin iklim koşullarına göre yeniden tasarlanması gerektiğini belirtti.
Bu dönüşümün kritik minerallere olan talebi de artıracağına işaret eden Bayraktar, yenilenebilir enerji, batarya sistemleri ve elektrik altyapısı için gerekli minerallere erişimin ülkelerin rekabet gücü açısından stratejik hale geldiğini kaydetti.
“İklim Finansmanı Uyum Yatırımlarını da Desteklemeli”
Bayraktar’ın konuşmasındaki önemli başlıklardan biri de finansman oldu. İklim finansmanının yalnızca emisyon azaltımına yönelmemesi gerektiğini belirten Bayraktar, “İklim finansmanı yalnızca emisyonların azaltılmasını finanse etmemeli. Aynı zamanda iklim direncini ve uyum yatırımlarını da finanse etmeli” dedi.
Elektrik altyapısının dönüşümü için büyük ölçekli kaynaklara ihtiyaç olduğunu belirten Bayraktar, kamu finansmanının tek başına yeterli olmayacağını vurguladı. Özel sektör sermayesi, uluslararası finans kuruluşları, kalkınma bankaları ve uzun vadeli yatırımcıların sürece dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde uygun maliyetli ve uzun vadeli finansmana erişimin enerji dönüşümünün başarısı açısından kritik olduğunu ifade etti.






