Çevre mevzuatına uyumun işletmeler açısından giderek daha kapsamlı bir sorumluluğa dönüştüğü bir dönemde yapılan düzenleme, çevre danışmanlığının nasıl yürütüleceğinden hizmet bedellerine ve uygunsuzlukların bildirimine kadar birçok başlıkta yeni bir çerçeve oluşturuyor.6 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle çevre danışmanlık firmalarının yeterlik belgesi alabilmesi için TMMOB Çevre Mühendisleri Odası tarafından verilen Büro Tescil Belgesi’ne (BTB) sahip olması zorunlu hale getirildi. Düzenlemenin mevcut firmalara uyum için tanıdığı süre ise 1 Ocak 2027 tarihinde doluyor.

Yeni düzenleme, çevre danışmanlık firmalarının yalnızca belge sahibi olmasını değil, mesleki kapasitesini de daha net biçimde tanımlıyor. Firmaların en az beş tam zamanlı yeterlik belgeli personel istihdam etmesi gerekiyor. Kadroda belirli deneyim koşulları da aranıyor: en az bir koordinatörün yedi yıl veya daha fazla, diğer belirli personelin ise beş ve üç yıl mesleki deneyime sahip olması öngörülüyor.
Ortaklık Yapısında da Yeni Kriter
Yönetmelikle çevre danışmanlık şirketlerinin ortaklık yapısına ilişkin şartlar da sıkılaştırıldı. Buna göre şirket ortaklarının yüzde 50’den fazlasının çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip olması gerekiyor. Böylece çevre danışmanlığı faaliyetinin, yalnızca şirket bünyesinde belgeli personel bulundurulmasına değil, şirketin ortaklık yapısına da bağlanması öngörülüyor. Düzenlemede çevre danışmanlık firmalarının sorumlulukları da genişletiliyor. Firmalar, hizmet verdikleri işletmelerde tespit ettikleri belirli çevresel aykırılıkları aylık faaliyet raporlarında Bakanlığa bildirmekle yükümlü olacak. Çevre izinleri, lisanslar ve ÇED süreçlerinde gerekli başvuruların yapılmaması ya da değişikliklerin bildirilmemesi de “aykırılık” kapsamında değerlendirilecek.
İşletmeler İçin Asgari Hizmet Süresi
Yeni düzenleme çevre yönetimi hizmetinin işletmelerde ne kadar süreyle verilmesi gerektiğini de yeniden belirliyor. Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’nin Ek-1 kapsamındaki işletmeler ayda en az iki iş günü, Ek-2 kapsamındaki işletmeler ile hizmet almakla yükümlü diğer işletmeler ise ayda en az bir iş günü çevre yönetimi hizmeti almak zorunda olacak. Bakanlığa ayrıca işletmelerin kapasitesi ve kirleticilik risklerini dikkate alarak bu hizmet sürelerinde değişiklik yapabilme yetkisi veriliyor. Bu yaklaşım, çevre yönetimi hizmetinin işletmeler arasında tek tip bir uygulama yerine risk ve kapasite temelinde farklılaştırılmasının önünü açıyor.
Hizmet Bedellerine Asgari Tarife Geliyor
Düzenlemenin işletmeler açısından en somut değişikliklerinden biri de çevre yönetimi hizmetlerinin ücretlendirilmesinde getirilen asgari fiyat tarifesi. Buna göre Ek-1 kapsamındaki işletmeler için aylık asgari hizmet bedeli, sözleşmenin imzalandığı tarihteki KDV hariç net asgari ücretin dörtte üçü; Ek-2 kapsamındaki işletmeler için ise yarısı esas alınacak. İşletmenin sahip olduğu her çevre izin veya lisans konusu için Bakanlık tarafından belirlenen birim fiyatın yüzde 5’i de bu tutara eklenecek. Yönetmelik yayımlanmadan önce imzalanmış sözleşmelerin de yeni sisteme uyarlanması gerekiyor. Mevcut sözleşmelerin, ücretleri yeni asgari tarifeye uygun değilse 1 Ocak 2027’ye kadar yenilenmesi gerekecek.
Çevre Danışmanlığı Daha Fazla Sorumluluk Taşıyacak
Yeni düzenlemenin dikkat çeken tarafı, çevre danışmanlığını yalnızca işletmelerin izin ve lisans süreçlerini takip eden teknik bir hizmet olmaktan çıkarıp, uygunsuzlukların tespit edilmesi ve Bakanlığa bildirilmesi konusunda daha belirgin bir sorumluluk alanına dönüştürmesi. Bu durum işletmeler açısından da önemli bir değişiklik yaratıyor. Çevre mevzuatına uyumun yalnızca danışmanlık firmasının hazırladığı raporlarla sınırlı kalmaması, işletmelerin de kendi çevresel yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor. Yönetmelik, çevre yönetimi hizmeti alan işletmelerin sorumluluklarını da açık biçimde düzenliyor.






