Çin’in Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile Ulusal Enerji İdaresi tarafından yayımlanan yeni plan, kömür tüketiminin 2030’a kadar içinde bulunulan beş yıllık dönemde zirve yapmasını hedefliyor. Ancak belgede bunun hangi yılda gerçekleşeceğine ilişkin net bir tarih bulunmuyor. Daha önce 2027 ihtimali gündeme getirilmişti.

Bu ayrıntı önemli. Çünkü Çin, karbon emisyonlarını 2030’dan önce zirveye çıkarmayı ve 2060’tan önce karbon nötr olmayı hedefliyor. Kömür ise ülkenin emisyonlarının yaklaşık yüzde 80’inden sorumlu. Buna karşın yeni plan, kömürden çıkışı tarif etmek yerine sektörün üretim kapasitesini, enerji güvenliğindeki rolünü ve “temiz ve verimli” kullanımını güçlendirmeye odaklanıyor.
Kömür geri çekilmiyor, rol değiştiriyor
Plan, 2030’a kadar büyük ve modern kömür madenlerinin payının yüzde 87’ye çıkarılmasını, kömür arzının Shanxi, İç Moğolistan, Shaanxi ve Sincan’daki ana üretim bölgelerinde yoğunlaştırılmasını öngörüyor. Bu dört bölgenin 2030’da Çin kömürünün yüzde 80’inden fazlasını sağlaması bekleniyor.
Öte yandan kömürün elektrik sistemindeki rolünün zaman içinde değişmesi bekleniyor. Yenilenebilir kaynakların üretimdeki payı hızla artarken kömürün daha çok arz güvenliğini destekleyen ve yenilenebilir enerjinin değişken üretimini dengeleyen bir kaynak olarak kullanılması planlanıyor. Çin’in enerji sisteminde fosil yakıtların payı azalıyor olsa da kömür henüz sahneden çekilmiyor.
Planın dikkat çeken başlıklarından biri de kömürün yalnızca yakıt olarak değil, kimya sanayisinde hammadde olarak kullanımının artırılması. Kömürden petrol ve gaz üretimine yönelik stratejik tesislerin geliştirilmesi hedeflenirken, bu alanın düşük karbonlu elektrik, yeşil hidrojen ve karbon yakalama teknolojileriyle daha düşük emisyonlu hale getirilmesi öngörülüyor.
Kömür madenciliğinin kendisinden kaynaklanan metan emisyonları da planın başlıkları arasında. Çin, 2030’a kadar kömür yatağı metanı üretimini 26 milyar metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, planda mutlak bir metan emisyonu azaltım hedefinin bulunmadığına dikkat çekiyor.
Çin’in enerji paradoksu
Çin bugün dünyanın en büyük yenilenebilir enerji üretim kapasitesine sahip ülkesi. Aynı zamanda kömür kapasitesini ve kömür altyapısını korumaya devam ediyor. Yeni planın ortaya koyduğu tablo bu nedenle basit bir “kömürden çıkış” hikâyesi değil.
Çin, enerji dönüşümünü kömürü bir anda terk ederek değil, kömürün sistem içindeki rolünü yeniden tanımlayarak yürütmeye çalışıyor. Bunun iklim açısından ne kadar yeterli olacağı ise önümüzdeki beş yılda belli olacak.
Çünkü Çin’in emisyonları 2030’dan önce zirveye ulaşsa bile, zirvenin nerede gerçekleşeceği kadar o zirveden sonra ne kadar hızlı düşüş başlayacağı da gezegen için belirleyici olacak.






