The Climate Pledge’in 2026 raporuna göre girişime yalnızca 2025’te 107 şirket katıldı ve üye sayısı yüzde 19 artarak 705’e ulaştı. Bugün girişimde yer alan şirketlerin toplam geliri 3,8 trilyon dolara yaklaşıyor. Özellikle moda ve güzellik sektöründeki katılım dikkat çekerken, Latin Amerika ve Asya-Pasifik bölgelerinde de büyüme hızlandı.

Taahhüdü imzalayan şirketler sera gazı emisyonlarını düzenli olarak ölçüp raporlamayı, Paris Anlaşması doğrultusunda emisyonlarını azaltacak iş modelleri ve teknolojilere yatırım yapmayı ve geriye kalan emisyonları belirli koşulları karşılayan karbon giderim çözümleriyle dengelemeyi kabul ediyor. Hedef, 2040’a kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmak.
Emisyonlarda Fark Açılıyor
Raporda, emisyon verilerini açıklayan ve toplam üye gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını temsil eden şirketler incelendi. Buna göre Climate Pledge imzacıları Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını ortalama yüzde 11 azaltırken, emisyonlarını raporlayan diğer şirketlerde bu oran yüzde 7’de kaldı. İmzacı şirketler toplamda 14 milyon ton CO₂e azaltım gerçekleştirdi.
Azaltımın önemli bölümü satın alınan elektrik, ısı, buhar ve soğutmayı kapsayan Kapsam 2 emisyonlarından geldi. Bu alandaki emisyonlar ortalama yüzde 35 gerilerken, şirketlerin doğrudan operasyonlarından kaynaklanan emisyonlardaki düşüş yüzde 4’te kaldı. Bu fark, enerji tedarikinin dönüştürülmesinin operasyonların ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılmasına kıyasla daha hızlı sonuç verebildiğine işaret ediyor.
Ortak Çözümler Öne Çıkıyor
Climate Pledge üyeleri yalnızca kendi emisyonlarını azaltmaya değil, ortak sorunlara birlikte çözüm geliştirmeye de yöneliyor. Rapora göre 2025’te 122 şirketin dahil olduğu 33 ortak proje yürütüldü. Projeler arasında ulaşımın elektrifikasyonu, binaların karbonsuzlaştırılması ve düşük karbonlu beton gibi alanlar bulunuyor.
2040 hedefi için önümüzde hâlâ 14 yıl var. Ancak şirketlerin taahhüt vermesiyle emisyon azaltımı arasında önemli bir fark bulunuyor. Climate Pledge verileri, bu grubun ortalamanın üzerinde azaltım sağladığını gösterse de özellikle operasyonlar ve değer zincirlerindeki emisyonların azaltılması, daha zor ve daha uzun vadeli dönüşümler gerektiriyor.






