Energy Institute: Dünya Elektriğinin Hâlâ Yüzde 57’si Fosillerden

18 Ağustos 2026 | Enerji | 0 yorum

Energy Institute’in 2026 Dünya Enerji İstatistikleri, yenilenebilir enerjideki hızlı büyümeye rağmen fosil yakıtların 2025’te küresel elektrik üretiminin yüzde 57’sini karşıladığını ortaya koyuyor. Ancak tablo tek yönlü değil: Güneş üretimi yüzde 30 artarken, yenilenebilir kaynaklardaki toplam üretim artışı küresel elektrik talebindeki artışı aşarak fosil yakıtlı elektrik üretiminin gerilemesini sağladı.

Enerji dönüşümünün en zor kısmı artık yenilenebilir enerji üretmek değil; büyüyen enerji talebini fosiller olmadan karşılayabilmek.

Energy Institute’in 2026 Statistical Review of World Energy verileri, 2025’in bu açıdan çelişkili bir yıl olduğunu gösteriyor. Güneş ve rüzgâr başta olmak üzere düşük karbonlu kaynaklar hızla büyürken fosil yakıtlar hâlâ küresel elektrik sisteminin omurgasını oluşturuyor. 2025’te dünya genelinde üretilen elektriğin yüzde 57’si kömür, doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtlardan geldi.

enerji enstitüsü araştırması

İlk bakışta bu oran enerji dönüşümünün hâlâ ne kadar geride olduğunu söylüyor. Ancak tek başına yüzde 57’ye bakmak da hikâyenin yarısını anlatıyor.

Çünkü aynı veriler, dönüşümün yönünün değiştiğini gösteriyor. Küresel elektrik üretimi 2025’te yüzde 3 artarak 32.202 TWh’ye ulaştı. Güneş enerjisi üretimi yüzde 30 yükseldi ve güneşin küresel elektrik üretimindeki payı yüzde 8,7’ye çıktı. Bu oranla güneş, ilk kez rüzgârın yüzde 8,4’lük payını geride bıraktı.

Daha kritik gelişme ise üretimdeki artışın büyüklüğünde yaşandı. Yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki artışı 861 TWh olurken, küresel elektrik talebindeki artış 855 TWh olarak gerçekleşti. Başka bir ifadeyle, 2025’te elektrik talebindeki yeni ihtiyacın tamamına yakını yenilenebilir kaynaklardaki üretim artışıyla karşılandı ve fosil yakıtlı elektrik üretimi geriledi.

Yüzde 57 Gerçeği

Bu, “fosiller hâlâ yüzde 57” cümlesini geçersiz kılmıyor. Tam tersine, enerji dönüşümünün neden birkaç yeni güneş ve rüzgâr santralinden ibaret olmadığını gösteriyor.

2000 yılında dünya elektriğinin yaklaşık yüzde 65’i fosil yakıtlardan üretiliyordu. 2025’te bu oran yüzde 57’ye geriledi. Aradan geçen 25 yılda önemli bir değişim yaşandı; ancak aynı dönemde küresel elektrik üretimi ve tüketimi de iki kattan fazla arttı.

Dolayısıyla mesele artık yalnızca fosillerin payını küçültmek değil. Pastanın kendisi büyürken bu büyümenin hangi kaynaklarla karşılanacağı belirleyici hale geliyor.

Üstelik elektrik sektörü, enerji dönüşümünün merkezinde giderek daha büyük bir yer tutuyor. Ulaşımın, binaların ve sanayinin elektrifikasyonu hızlandıkça elektrik talebinin de artması bekleniyor. Bu nedenle elektrik üretimini temizlemek, ekonominin genel karbon yoğunluğunu düşürmenin en kritik koşullarından biri haline geliyor.

Fakat burada başka bir gerçek daha var: Yenilenebilir kapasitenin hızla artması, fosil yakıtların aynı hızla sistemden çıkacağı anlamına gelmiyor.

2025 verileri bu ayrımı oldukça net gösteriyor. Güneş ve rüzgârın büyümesi rekor seviyelere ulaşırken kömür ve doğal gaz hâlâ küresel elektrik üretiminin çok büyük bölümünü karşılıyor. Kömür, yüzde 32,6 ile hâlâ dünyanın en büyük tek elektrik üretim kaynağı; doğal gazın payı ise yüzde 22 seviyesinde.

Yani enerji dönüşümü bir “yerine koyma” hikâyesinden çok daha karmaşık.

Yeni kaynaklar sisteme ekleniyor, elektrik talebi büyüyor, bazı fosil santraller devreden çıkıyor, bazıları ise sistem güvenliği ve talep karşılamak için çalışmaya devam ediyor. Şebekeler, depolama, iletim altyapısı ve esnek üretim kapasitesi de bu dönüşümün en az yeni santraller kadar önemli parçaları haline geliyor.

Bu nedenle yüzde 57’lik oranı yalnızca “dünya fosillerden kurtulamadı” şeklinde okumak eksik kalıyor. Aynı şekilde yenilenebilirlerdeki rekor büyümeyi “geçiş tamamlanıyor” diye yorumlamak da erken.

Gerçek tablo ikisinin arasında.

Dünya elektrik sistemini dönüştürüyor. Ama henüz fosil yakıtların yerini tamamen dolduracak ölçekte ve hızda değil.

Asıl yarış da burada başlıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

İkli̇m Krizi

İkli̇m Krizi Düşünülenden Altı Kat Daha Kötü!

Türkiye’den Makedonya’ya Enerji Çözümü

Meta, Nükleer Enerji ile Sürdürülebilirliği Hedefliyor

Madagaskar enerji Krizi

Madagaskar’da Enerji Alarmı: Kriz Sınır Tanımıyor

QNB Türkiye mavi tahvil

QNB Türkiye Türkiye’nin İlk Mavi Tahvil İhracına İmza Attı

Lesaffre Türkiye Genel Müdürü Ünsal Yamaner

Lesaffre Türkiye’den Anadolu Mirasına Katkı