Sürdürülebilirlik bir süredir şirket raporlarının ayrı bir bölümünde duruyor. EY’nin yeni yaklaşımı ise soruyu başka yere çekiyor: İklim riski şirketin bilançosuna ne zaman ve nasıl yansıyor? EY’nin geliştirdiği Sustainability Value Bridge, sürdürülebilirlik ve iklim kaynaklı risklerin işletme değeri üzerindeki etkisini ölçülebilir finansal sonuçlara çevirmeye odaklanıyor. Çerçeve; olası değer kayıplarını ortaya çıkarmanın yanı sıra, bu kayıpları sınırlayacak adımları ve sürdürülebilirlikten doğabilecek yeni gelir alanlarını birlikte değerlendirmeyi amaçlıyor.

Risk artık yalnızca çevre başlığında değil
EY’ye göre hammadde fiyatlarındaki oynaklık, tedarik zinciri kesintileri, sermaye maliyetlerindeki artış, düzenleyici yükümlülükler, itibar kaybı ve tüketici davranışlarındaki değişim sürdürülebilirlik kaynaklı finansal riskler arasında yer alıyor. Buna karşılık operasyonel verimlilik, daha dayanıklı tedarik zincirleri, sermayenin daha etkin kullanılması, ürün inovasyonu ve yeni iş modelleri şirketlerin değer yaratabileceği alanlar olarak ele alınıyor.
ESG’den bilançoya
EY’nin hamlesi, şirketlerin sürdürülebilirliği yalnızca “ne kadar emisyon azalttık?” sorusuyla değil, “bu risk ve fırsat şirketin değerini ne kadar değiştiriyor?” sorusuyla değerlendirmeye yöneldiğini gösteriyor. Bu yaklaşımın dikkat çekici tarafı da burada. Sürdürülebilirlik artık yalnızca çevre ekiplerinin takip ettiği bir başlık olarak değil; CFO’ların, yatırımcıların ve yönetim kurullarının finansal kararlarına doğrudan bağlanan bir risk ve değer meselesi olarak ele alınıyor.






