Gıdanın çevresel maliyeti tarlada başlayıp sofrada bitmiyor. Sulama, hasat, işleme, soğutma ve taşımacılık boyunca tüketilen enerji, ürün çöpe gittiğinde onunla birlikte kaybediliyor. FAO verilerine göre tarımsal gıda sistemleri küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor; enerjinin yüzde 70’inden fazlası ise ürün tarladan çıktıktan sonraki aşamalarda kullanılıyor.
Tasarruf tarlada başlıyor
FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, doğru zamanda ve ihtiyaç kadar sulama yapılmasının hem su hem de enerji tüketimini düşürebileceğini belirtiyor. FAO’nun çiftçi eğitimleri kapsamında yürüttüğü bazı saha çalışmalarında damla sulama ve dijital ölçüm uygulamalarıyla elektrik ve su tüketiminde yaklaşık yüzde 50 tasarruf sağlandı. Toprağı sürmeden tohum ekmeye dayanan doğrudan ekim yöntemi de tarım makinelerinin yakıt tüketimini azaltan uygulamalar arasında yer alıyor.
Gıda kaybı, kaynak kaybı demek
Enerji verimliliği yalnızca üretimle sınırlı değil. Ortak soğuk hava depoları ve planlı taşımacılık, üreticilerin lojistik maliyetlerini azaltırken ürünlerin bozulmasını önlemeye de katkı sağlayabiliyor. Hasat sırasında zarar gören ya da uygun koşullarda saklanmadığı için tüketilemeden kaybedilen gıdayla birlikte su, elektrik ve yakıt da boşa harcanıyor.
FAO, yenilenebilir enerji kullanımının ve agroekolojik yöntemlerin yaygınlaştırılmasını da kaynak verimliliğinin önemli parçaları arasında görüyor. Gıda sisteminin sürdürülebilirliği, yalnızca daha fazla üretmekten değil, üretimden tüketime kadar her aşamada kaynakları daha dikkatli kullanmaktan geçiyor.
Kaynak: AA






