İlaç şirketi GSK, Hindistan merkezli karbon projesi geliştiricisi Varaha ile sekiz yıllık bir anlaşma imzaladı. Earthly tarafından yapılandırılan anlaşma kapsamında GSK, Pencap ve Haryana eyaletlerinde 50 bin hektarlık tarım alanında yürütülecek rejeneratif tarım uygulamalarından 500 bin tondan fazla karbon kredisi satın alacak.

Projenin 2028-2033 döneminde yılda yaklaşık 100 bin ton karbon kredisi üretmesi bekleniyor. Modelin dikkat çeken tarafı, karbonu yalnızca finansal bir varlık olarak ele almaması. Küçük çiftçilerin anız yakma, yoğun toprak işleme ve suyu yüksek yöntemler yerine doğrudan ekim, azaltılmış toprak işleme ve bitki artıklarının toprağa kazandırılması gibi uygulamalara geçmesi hedefleniyor. Çiftçilere makine desteği sağlanırken karbon gelirlerinden de pay verilecek.
Projenin ilk izleme döneminde 42 bin hektarlık alanda 4.574 ton PM2.5 emisyonunun önlendiği ve yaklaşık 59,5 milyar litre su tasarrufu sağlandığı bildiriliyor. Katılımcı çiftçi hanelerinin ortalama gelirlerinde ise yüzde 12 ila 16 arasında artış kaydedildiği belirtiliyor. GSK açısından anlaşma, şirketin 2045 net sıfır hedefinin de bir parçası. Şirket, projenin kendi mevcut emisyon azaltım yol haritasındaki artık emisyonların yaklaşık yüzde 7'sine denk geleceğini öngörüyor.
Editörün Görüşü
Karbon piyasasının tarım arazisine girmesi yeni değil; ancak burada önemli olan kredinin nereden geldiği. Bir şirket emisyonlarının kalan bölümünü dengelemek için kredi satın alırken, o kredi aynı zamanda çiftçinin gelirini artırıyor, anız yakımını azaltıyor ve su kullanımını düşürüyorsa denklem biraz daha anlamlı hale geliyor. Ama kritik soru hâlâ masada: Karbon kredisi gerçekten tarımın dönüşümünü finanse eden bir araç mı olacak, yoksa şirketlerin azaltamadığı emisyonlar için satın aldığı yeni bir muhasebe kalemine mi dönüşecek? Bu ayrımı belirleyecek olan şey, kredinin fiyatı kadar ölçümün, doğrulamanın ve çiftçiye giden payın şeffaflığı olacak.






