UNICEF’in 106 ülke ve bölgeden elde edilen verilerle hazırladığı Learning Interrupted: Global Snapshot of Climate-Related School Disruptions in 2025 raporu; fırtına, sel, sıcak hava dalgası, kuraklık ve orman yangınlarının eğitim sistemleri üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Okulların kapanması, binaların hasar görmesi, ders sürelerinin kısalması, devam oranlarının düşmesi ve uzaktan eğitime geçilmesi, iklim krizinin eğitim üzerindeki başlıca sonuçları arasında yer alıyor.
Fırtınalar İlk Sırada
2025’te eğitim kesintilerinin en yaygın nedeni fırtınalar oldu. Fırtınalardan 109 milyon öğrenci etkilenirken, seller en az 70 milyon öğrencinin eğitimini aksattı. Yaklaşık 50 milyon çocuk ise aşırı sıcaklar nedeniyle eğitim kesintisi yaşadı.
İklim kaynaklı eğitim kesintilerinin yükü ise ülkeler arasında eşit dağılmıyor. Etkilenen öğrencilerin yaklaşık yüzde 75’i düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Bu ülkelerde eğitim sistemlerinin afetler sonrasında öğrenmenin devamlılığını sağlayacak kaynaklara erişimi daha sınırlı.
Kayıp Sadece Ders Saati Değil
İklim kaynaklı bir afetin ardından kaybedilen eğitim süresi, çocukların geleceğinde çok daha büyük bir kayba dönüşebiliyor. UNICEF, 2025 yılında eğitimleri iklim olayları nedeniyle kesintiye uğrayan öğrenciler için gerekli önlemlerin alınmaması halinde en az 200 milyar dolarlık yaşam boyu gelir kaybı yaşanabileceğini tahmin ediyor. Eğitim kayıpları aynı zamanda iş gücü verimliliğini düşürüyor, ekonomik büyümeyi yavaşlatıyor ve yoksulluk döngüsünün kırılmasını zorlaştırıyor.
Kız Çocukları Daha Fazla Riskte
İklim krizinin eğitim üzerindeki etkisi toplumsal cinsiyet eşitsizliğini de derinleştirebiliyor. Okulların ve sanitasyon altyapısının zarar görmesi, ailelerin yer değiştirmesi ve gelir kaybı, özellikle kız çocuklarının bakım ve su taşıma gibi sorumluluklarını artırabiliyor.
Bu baskılar, kız çocuklarının okula dönmesini zorlaştırırken çocuk yaşta evlilik riskini de artırabiliyor. UNICEF, iklim kaynaklı afetlerin eğitimden kopuş açısından kız çocuklarını daha yüksek riskle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekiyor.
Okulların Kendisi Değişmeli
UNICEF’e göre çözüm yalnızca afet sonrasında okulları yeniden açmak değil. Eğitim sistemlerinin iklim krizine dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor. Bunun için okul binalarının iklim risklerine karşı güçlendirilmesi, eğitim altyapısına daha fazla kaynak ayrılması, afet dönemlerinde öğrenmenin devamını sağlayacak sistemlerin kurulması ve iklim eğitiminin müfredata dahil edilmesi öneriliyor.
Bu tablo, iklim krizinin çocukların geleceğini yalnızca çevresel koşullar üzerinden değil, eğitime erişim ve ekonomik fırsatlar üzerinden de şekillendirdiğini gösteriyor. İklime dayanıklı bir okul artık yalnızca daha güvenli bir bina anlamına gelmiyor; çocukların eğitim hakkının ve gelecekteki yaşam olanaklarının korunması anlamına geliyor.






