İklim krizine karşı mücadele yalnızca daha az emisyon üretmekle sınırlı değil; şehirlerin sıcak hava dalgalarına, kuraklığa ve ani sellere nasıl dayanacağı da giderek daha önemli. İngiltere’nin yeni planı, ağaçları ve doğal alanları bu mücadelenin bir parçası olarak konumlandırıyor.

Ağaçlandırmaya 53 Milyon Sterlin
İngiltere Çevre Bakanı Angela Eagle’ın açıkladığı 79 milyon sterlinlik paketin 53 milyon sterlini, kentlerde ve kırsal bölgelerde yarım milyon ağaç dikilmesi için kullanılacak. Kalan 26 milyon sterlin ise yerel yönetimlerin ve toplulukların doğayı iyileştirme planlarını destekleyecek. Sulak alanlar, nehir kıyıları ve çayırlar da çalışmaların kapsamına alınacak.
Ağaçlar kentlerde gölge sağlayarak sıcaklığı düşürebiliyor; toprakta su tutulmasına katkıda bulunarak sel riskini sınırlayabiliyor. Sulak alanların ve doğal su yollarının korunması da hem kuraklıkla mücadelede hem aşırı yağışların etkilerini azaltmada önemli rol oynuyor.
Dikmek Yetmez, Yaşatmak Gerekir
Planın başarısı yalnızca kaç ağacın toprakla buluştuğuyla ölçülemez. Dikilen ağaçların hayatta kalması, doğru türlerin doğru alanlarda kullanılması ve doğal habitatların korunması da gerekiyor. Üstelik İngiltere’de çiftçilerin çevresel iyileştirmeler yapmasını destekleyen 253 milyon sterlinlik bir fonun başvurulara açıldıktan sonraki altı saat içinde tükenmesi, doğa restorasyonu için talebin mevcut kaynakları aşabildiğini gösteriyor.
İklim uyumunda doğaya dayalı çözümler giderek daha fazla önem kazanıyor. Ancak bunların etkili olabilmesi için kısa vadeli ağaçlandırma kampanyalarının ötesine geçmek, doğal alanları korumak ve yerel topluluklara uzun vadeli kaynak sağlamak gerekiyor.






