Kanada’da trans ve toplumsal cinsiyet çeşitliliğine sahip gençlerin zaman içinde kimliklerini ve tedavilerini nasıl sürdürdüğüne ilişkin yeni bir araştırma yayımlandı. Journal of Adolescent Health’de yayımlanan çalışmada, 2012–2017 yılları arasında Kanada’daki dört çocuk ve ergen cinsiyet kliniğine toplumsal cinsiyet disforisi nedeniyle başvuran 445 gencin kayıtları geriye dönük olarak incelendi.

Araştırmaya göre gençlerin yüzde 97,1’i takip sürecinde doğumda atanan cinsiyetleriyle tipik olarak örtüşmeyen bir cinsiyet kimliğini sürdürdü. Toplam 421 genç mevcut kimliğini korudu ya da non-binary olarak yeniden tanımlandı. 24 genç ise doğumda atanan cinsiyetleriyle genellikle örtüşen bir kimliğe döndü; bu oran yüzde 5,4 olarak hesaplandı. Araştırmacılar daha dar bir ölçütle, yalnızca doğumda atanan cinsiyetle uyumlu kimliğe dönüşü değerlendirdiğinde oranın yüzde 2,9 olduğunu belirtiyor. Araştırmanın bir diğer bulgusu hormon tedavilerinin devamlılığıyla ilgili. Çalışmadaki 445 gencin 353’ü, yani yüzde 79,3’ü takip döneminde cinsiyet uyumlayıcı hormon kullanmaya başladı. Bunlardan yalnızca dördü tedaviyi bıraktı; bu da toplam grubun yüzde 1,1’ine karşılık geliyor.
Detransisyon Oranı Yüzde 2,9
Araştırmada gençlerin kliniklerdeki takip süresinin ortanca 2,4 yıl olduğu belirtiliyor. Katılımcıların yüzde 74,4’ü doğumda kadın, yüzde 25,6’sı ise doğumda erkek olarak kaydedilmişti. Toplumsal cinsiyet disforisinin başladığı bildirilen ortalama yaş ise 9,5 olarak hesaplandı. Araştırmacılar, sonuçların uzmanlaşmış cinsiyet kliniklerine başvuran ergenlerde cinsiyet kimliğinin ve hormon tedavisinin zaman içindeki devamlılığına ilişkin veri sunduğunu belirtiyor. Bununla birlikte çalışma, belirli kliniklere başvuran gençlerin 2012–2017 arasındaki kayıtlarına dayanan geriye dönük bir araştırma olduğu için sonuçların tüm trans genç nüfusa doğrudan genellenemeyeceği de göz önünde bulundurulmalı.






