Dünya Bankası’nın onayladığı 485 milyon dolarlık finansman, Türkiye’nin imalat sanayisinde teknoloji kullanımını yaygınlaştırmayı ve işletmelerin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlamasını hedefliyor. Sanayinin Teknoloji ile Dönüşümü Projesi (TransformIndustry) kapsamında sağlanacak kaynak, Türk Eximbank ve VakıfBank üzerinden işletmelere ulaştırılacak. İki banka, 242,5’er milyon dolarlık finansman kullanacak.

Program, hükümetin Dijital Dönüşüm ve Yeşil Dönüşüm programlarına katılan, ihracat odaklı imalat şirketlerine yönelik tasarlandı. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin yanı sıra orta ölçekli üreticilerin de yararlanabileceği destek, şirketlerin yalnızca makine ve teknoloji yatırımlarını değil, bu yatırımları gerçekleştirebilecek kurumsal ve teknik hazırlıklarını da kapsıyor.
Yapay Zekâdan Döngüsel Ekonomiye Uzanan Yatırımlar
Finansmanın kullanılacağı alanlar, sanayideki dönüşümün iki temel boyutunu bir araya getiriyor. Yapay zekâ uygulamaları, endüstriyel otomasyon ve dijital izlenebilirlik sistemleri üretim süreçlerinin daha verimli ve kontrol edilebilir hale gelmesini amaçlarken; enerji ve kaynak verimliliği, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve döngüsel ekonomi çözümleri çevresel performansın iyileştirilmesine odaklanıyor.
Projenin ilk ayağında işletmelere dijital dönüşüm yol haritaları hazırlama, gerekli belgelendirme süreçlerini yürütme ve bankalar tarafından finanse edilebilir yatırım planları oluşturma konusunda teknik destek verilecek. İkinci aşamada ise uygun bulunan yatırımlar için uzun vadeli finansman sağlanacak.
Bu yaklaşım, özellikle teknoloji yatırımlarının maliyetini karşılamakta zorlanan işletmeler açısından önemli. Çünkü sanayide dönüşüm yalnızca yeni ekipman satın almakla gerçekleşmiyor; doğru teknolojinin seçilmesi, üretim süreçlerine entegre edilmesi ve yatırımın ekonomik karşılığının ortaya konması da gerekiyor.
2032’ye Kadar 280 Şirkete Finansman Hedefi
Dünya Bankası, projenin 2032’ye kadar yaklaşık 400 şirketin yatırıma hazır dönüşüm planları oluşturmasına destek vermesini, 280 şirkete finansman sağlamasını ve 200 işletmenin daha yeşil veya dijital dönüşüm hedeflerini benimsemesini bekliyor.
Programın yaklaşık 180 milyon dolarlık özel sektör yatırımını da harekete geçirmesi öngörülüyor. İstihdam tarafında ise yaklaşık 102 bin ilave ve daha nitelikli iş yaratılması hedefleniyor. İş gücünün yeni teknolojilere uyum sağlayabilmesi için beceri geliştirme çalışmaları da proje kapsamına alınıyor.
Kadınların sahip olduğu veya kadınlar tarafından yönetilen işletmelerin programa katılımı da ayrıca desteklenecek. Bu şirketlerin yatırım hazırlıklarını geliştirmeleri ve finansmana erişimlerini kolaylaştırmaları için hedefli çalışmalar yürütülmesi planlanıyor.
Rekabet Artık Karbon ve Teknolojiyle Birlikte Ölçülüyor
İmalat sanayisi için dijitalleşme ve karbonsuzlaşma giderek birbirinden ayrı düşünülemeyen iki başlığa dönüşüyor. Üretim süreçlerinde enerji ve kaynak kullanımını izleyebilmek, emisyonları ölçmek, tedarik zincirini takip etmek ve verimliliği artırmak; ihracat pazarlarında rekabet edebilmenin de koşulları arasına giriyor.
Dünya Bankası da projeyi Türkiye’nin daha yüksek katma değerli ürün üretme ve ihracatını artırma hedefleriyle ilişkilendiriyor. Finansman, ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve sanayinin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını güçlendirme çabalarıyla da uyumlu olarak tanımlanıyor.
Ancak programın gerçek etkisi, açıklanan finansman büyüklüğünden çok bu kaynağın hangi işletmelere, hangi yatırımlar için ve ne ölçüde erişilebilir olacağıyla belirlenecek. Özellikle küçük üreticilerin teknik destek ve kredi süreçlerine erişimi, dönüşümün yalnızca büyük ve ihracatçı şirketlerle sınırlı kalmaması açısından belirleyici olacak.






