Türkiye’de Yeşil Yatırıma Yeni Kriter

25 Eylül 2026 | Güncel, Yeşil Finans ve Ekonomi

Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yürürlüğe girdi. 16 sektör ve 137 ekonomik faaliyeti kapsayan sistem, hangi yatırımların çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edileceğine ortak kriterler getiriyor. Finans sektöründe zorunlu raporlama ise 2029’da başlayacak.

Türkiye, “yeşil” yatırım kavramının sınırlarını artık daha net çiziyor. Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği’nin 24 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle, ekonomik faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirliğini değerlendirmek üzere ulusal bir sınıflandırma sistemi oluşturuldu. Yeni düzenleme, 16 sektör altında 137 ekonomik faaliyeti kapsıyor. Avrupa Birliği Taksonomisi temel alınırken Türkiye’nin ekonomik yapısı nedeniyle tarım ve turizm de sisteme dahil edildi.

Yeşil Taksonomi

Taksonominin temelinde altı çevresel hedef bulunuyor: sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonu.

Bir ekonomik faaliyetin “Yeşil Taksonomiye Uyumlu” kabul edilmesi için ise üç koşulun birlikte karşılanması gerekiyor. Faaliyetin çevresel hedeflerden en az birine önemli katkı sağlaması, diğer hedeflerden hiçbirine önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma koşullarına uyması gerekiyor. Böylece yalnızca bir faaliyetin “çevreci” olduğunu söylemesi, onu otomatik olarak yeşil yatırım kategorisine sokmayacak.

Düzenlemenin finans tarafındaki etkisi ise daha uzun vadeli. Reel sektör için raporlama gönüllü olacak; ancak yeşil finansman talep eden şirketlerden bankalar ve finans kuruluşları raporlama isteyebilecek. Finans sektörü için zorunlu taksonomi raporlaması 1 Ocak 2029’da başlayacak. Raporlama usul ve esaslarının finansal düzenleyici kurumlar tarafından belirlenmesi öngörülüyor.

Yeni sistemin önemli sonuçlarından biri de yeşil finans piyasasında ortak bir değerlendirme zemini oluşturmak. Aynı zamanda şirketlerin çevresel iddialarının daha ölçülebilir hale gelmesiyle, “yeşile boyama” riskinin azaltılması hedefleniyor.

Kısacası: Türkiye’de sürdürülebilir yatırım artık yalnızca iyi niyet meselesi değil; giderek daha fazla kriter, veri ve raporlama meselesi haline geliyor.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Aila’nın Mutfak Şefi Kemalcan Yurttaş ve Metro Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslı Duran

Metro Türkiye ve Fairmont Quasar Istanbul’dan ‘Sürdürülebilir İftar Sofrası’

undp

ISO ve UNDP’den SKA’lar için Küresel Standart

Agroekoloji Eğitimi

Gençler İçin Agroekoloji Eğitimi Projesi Başarıyla Tamamlandı

OSB'lerde İkiz Dönüşüm - İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran

OSB’lerde İkiz Dönüşüm Gündemde

AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken

AXA Türkiye Büyüme Hedeflerini Açıkladı!

Vodafone Vakfı’nın Global Hackathonu

Vodafone Vakfı’nın Global Hackathonu’nu Kazananlar Ödüllendirildi