WEF: Cinsiyet Eşitliğine 120 Yıl Var!

25 Eylül 2026 | Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Dünya Ekonomik Forumu’nun 20. Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu, dünyada kadınlarla erkekler arasındaki farkın şimdiye kadarki en yüksek seviyede kapanmış olduğunu gösteriyor. Ancak ilerleme hızı hâlâ o kadar düşük ki, mevcut tempo değişmezse küresel cinsiyet eşitliği için 120 yıl daha gerekiyor. Üstelik sorun artık yalnızca kadınların eğitime veya iş hayatına katılması değil; ekonomide ve teknolojide gücün kimde toplandığı.

WEF’in 16 Eylül 2026’da yayımladığı Global Gender Gap Report 2026, 145 ekonomiyi dört başlıkta inceliyor: ekonomik katılım ve fırsatlar, eğitim, sağlık ve hayatta kalma ile siyasi güçlenme. Küresel cinsiyet uçurumunun %69,2’si kapanmış durumda. Bu, geçen yıla göre yalnızca 0,4 puanlık bir ilerleme anlamına geliyor.

toplumsal cinsiyet eşitliği

2006’dan bu yana kesintisiz izlenen 97 ekonomide ise skor %69,4’e ulaşarak rapor tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Fakat son 20 yıldaki ilerleme hızı korunursa tam eşitliğe ulaşmak için 120 yıl gerekiyor. Yani bugünün çocukları büyüyüp iş hayatına girdiğinde bile tablo hâlâ tamamlanmış olmayabilir.

Sorun Okulda Değil, Güçte

Raporun ortaya koyduğu tablo aslında oldukça net: Kadınların eğitim ve sağlık alanındaki konumu ile ekonomik ve siyasi güç arasındaki mesafe hâlâ büyük. Eğitime erişimde küresel farkın %96,9’u, sağlık ve hayatta kalmada ise %96,2’si kapanmış durumda. Buna karşılık ekonomik katılım ve fırsatlarda oran %61,7, siyasi güçlenmede ise yalnızca %22,1. WEF’in hesabına göre eğitimde eşitlik yaklaşık sekiz yıl içinde mümkün görünürken, ekonomik katılım için 129, siyasi güçlenme için ise 194 yıl gerekiyor. Başka bir ifadeyle mesele artık kadınların üniversiteye gidip gitmediğinden çok, mezun olduktan sonra hangi koltuğa oturabildiğiyle ilgili.

Kariyer Merdiveninin Son Basamakları Eksiliyor

İş dünyasında bu durum daha da görünür hale geliyor. WEF’in LinkedIn verilerine dayanan analizine göre kadınların giriş seviyesindeki pozisyonlardaki temsili %46 iken C-seviyesine gelindiğinde bu oran %23’e düşüyor. Raporda “drop to the top” olarak tanımlanan bu düşüş, kadınların kariyer ilerledikçe sistematik biçimde azaldığını gösteriyor. Üst düzey yönetimde kadınların payı 2015’te %26,7’den 2023’te %29,4’e yükseldi; ancak o tarihten bu yana yaklaşık aynı seviyede kaldı. C-suite içinde kadınların CEO pozisyonlarındaki payı ise yalnızca %19,1. Yönetim kurullarında kadınların temsili artarken, yönetim kurulu başkanlığı gibi karar gücünün daha yoğun olduğu pozisyonlarda ilerleme çok daha sınırlı kalıyor.

Dolayısıyla “kadınlar artık yönetimde” cümlesinin yanına küçük bir dipnot düşmek gerekiyor: Hangi yönetimde, hangi yetkiyle?

Yapay Zekâda Eski Hikâye Yeniden Yazılıyor

Raporun belki de gelecek açısından en önemli başlıklarından biri yapay zekâ. Kadınlar AI ekosisteminin her kademesinde erkeklerin gerisinde kalıyor. LinkedIn verilerine göre kadınların AI mühendisleri arasındaki payı %19,3, makine öğrenimi mühendislerinde ise %20,6. Buna karşılık veri etiketleme gibi daha düşük ücretli ve daha az teknik rollerde kadınların temsili %44,8’e ulaşıyor. Bu ayrım önemli. Çünkü yapay zekânın ekonomide yarattığı değerin nerede toplandığına baktığımızda, kadınların daha görünür olduğu roller ile daha yüksek teknik beceri, ücret ve karar gücü sağlayan roller arasında belirgin bir fark ortaya çıkıyor. Üstelik AI şirketlerinde kadınların temsili, benzer AI dışı şirketlere göre de daha düşük. Kadınların AI şirketlerindeki bireysel katkı sağlayan çalışanlar arasındaki payı %36,6 iken AI dışı şirketlerde %44,8. Üst yönetimde ise oranlar sırasıyla %25,3 ve %27,7.

İlerleme Var. Ama Tersine Dönüyor

Raporun rahatsız edici tarafı yalnızca hızın düşük olması değil. Bazı alanlarda ilerleme artık geriye dönüyor. Siyasi güçlenme, son 20 yılda dört başlık içinde en fazla ilerleme kaydeden alan olsa da son yıllarda geriledi. Kadınların devlet veya hükümet başkanı olduğu ekonomilerin oranı 2022’de %27 ile zirve yaptıktan sonra 2016 seviyelerine geri döndü. WEF bu nedenle son 20 yıllık kazanımların “kırılgan” olduğuna dikkat çekiyor. 2026 endeksinde 145 ekonominin hiçbirinde tam cinsiyet eşitliği sağlanmış değil. İzlanda %93 ile üst üste 17. kez en yüksek skora sahip ekonomi olurken, onu Finlandiya ve Norveç izliyor.

WEF’in raporu yalnızca sosyal politikalar için değil, şirketler için de oldukça somut bir mesaj taşıyor: Kadınların iş gücüne dahil edilmesi tek başına yeterli değil. Asıl mesele, yeteneğin kariyer boyunca nasıl ilerlediği ve ekonomik değerin nerede üretildiği. Bugün kadınlar üniversitelerde, şirketlerde ve yönetim katlarında geçmişe göre daha görünür. Ancak teknoloji, üst yönetim, CEO pozisyonları ve siyasi karar mekanizmaları gibi gücün yoğunlaştığı alanlarda temsil hâlâ belirgin biçimde düşük.

Yapay zekâ ise bu eski eşitsizliği yeni bir sektörün içine taşıma riski yaratıyor. Çünkü gelecek ekonomisinin kodunu kim yazarsa, geleceğin ekonomik gücünü de büyük ölçüde o belirleyecek. Ve WEF’in 120 yıllık hesabı bize tam da bunu söylüyor: Mesele artık kadınların sisteme girip girmemesi değil. Sistemin tepesine kadar çıkabilip çıkamaması.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

Biyoçeşitlilik Kaybı İşletmeler İçin Büyük Bir Risk

net sıfır

Net Sıfıra Geçmek İçin Yapılacaklar Nelerdir?

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkan Yardımcısı Cengiz Şimşek ve İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz

İş Bankası ve OSBÜK’ten İkiz Dönüşüm Buluşmaları

Anda Barut Collection

Anda Barut Collection’da Çocuklarla Sürdürülebilir Gelecek

Yeşil İstihdam

Hükümet Destekli Fon 2.600’den Fazla Yeşil İstihdam Yaratıyor

Sürdürülebilirlik Baskısı Artıyor