Yapay Zekâya İklim Uyarısı

24 Eylül 2026 | Enerji, İklim Değişikliği, Teknoloji ve İnovasyon | 0 yorum

BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, hızla büyüyen yapay zekâ sektörünün enerji ve emisyon yüküne dikkat çekerek teknoloji şirketlerini daha şeffaf olmaya, enerji verimliliğine yatırım yapmaya ve veri merkezlerini yenilenebilir enerjiyle çalıştırmaya çağırdı. Stiell’in mesajı, New York İklim Haftası’nda yapay zekânın iklim krizindeki rolüne ilişkin tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Yapay zekânın arkasındaki veri merkezleri, teknolojinin görünmeyen ama giderek büyüyen enerji altyapısını oluşturuyor. BM verilerine göre küresel veri merkezi elektrik tüketiminin 2025’te yaklaşık 485 TWh seviyesinden 2030’da 950 TWh’ye çıkması bekleniyor. Bu, küresel elektrik talebinin yaklaşık yüzde 3’üne denk geliyor.

Stiell, 21 Eylül’de New York’ta düzenlenen Industry Acceleration Summit’te yaptığı konuşmada, “enerji oburu” olarak nitelediği yapay zekânın kömür, petrol ve gaza dayalı elektrik üretimini artırarak iklim üzerindeki baskıyı büyüttüğünü söyledi. Artan elektrik talebinin hane halkları ve işletmeler için enerji maliyetlerini de yukarı çekebileceğine dikkat çekti.

Şirketlere Şeffaflık Çağrısı

BM’nin mesajı yalnızca enerji tüketimini azaltmakla sınırlı değil. Stiell, teknoloji şirketlerinden güvenilir iklim hedefleri belirlemelerini, enerji ve su kullanımlarını daha şeffaf biçimde açıklamalarını ve veri merkezlerinde yenilenebilir enerji kullanımını artırmalarını istedi. Ona göre sektörün büyüyen çevresel maliyetleri karşısında yapay zekânın topluma sağladığı faydaların da daha net ortaya konulması gerekiyor.

Konu yalnızca karbon emisyonlarından ibaret de değil. Veri merkezlerinin elektrik talebindeki hızlı artış; şebeke kapasitesi, su kullanımı, arazi ihtiyacı ve yerel altyapı üzerinde de baskı yaratıyor. Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu, özellikle büyük yapay zekâ veri merkezlerinin enerji sistemlerinin güvenilirliği ve dayanıklılığı açısından yeni riskler oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

Türkiye’den Yapay Zekâ Girişimi

Tartışma Türkiye açısından da doğrudan önem taşıyor. COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, 21 Eylül’de yapay zekânın artan enerji ihtiyacını iklim hedefleriyle uyumlu hale getirmeyi amaçlayan uluslararası bir siyasi girişim başlattı. Girişim, ülkelerin yapay zekâ altyapılarını geliştirirken küresel iklim hedeflerini dikkate almasını amaçlıyor.

Yeşil Enerji Yetmeyecek

Yenilenebilir enerjideki büyüme, yapay zekânın enerji ihtiyacını daha düşük karbonlu hale getirmek için önemli bir fırsat sunuyor. IRENA verilerine göre dünya 2025’te 693 GW yeni yenilenebilir enerji kapasitesi ekledi. Ancak aynı dönemde artan elektrik talebinin önemli bir bölümünün hâlâ fosil yakıtlarla karşılanması, teknolojik büyüme ile emisyonların azaltılması arasındaki gerilimi sürdürüyor.

Yapay zekâ iklim krizinin çözümünde kullanılabilecek güçlü araçlardan biri olabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi, teknolojinin yalnızca ne yapabildiğiyle değil, bunu hangi enerji ve kaynak tüketimiyle yaptığıyla da ölçülecek.

Yazıyı Paylaş:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR...

iklim kırbacı

İklim Kırbacı Sert Vuracak!

ecording Derimod

Derimod’un Biyolojik Çeşitlilik Projeleri İklim Krizine Çözüm Üretiyor

IFC&QNB Leasing anlaşma imzaladı.

QNB Leasing ve IFC’den Yeşil Dönüşüme Destek

İş Bankası Genel Müdürlük

Türkiye İş Bankası’ndan Çevreci Uygulama

Masraff Kurucu Ortağı ve CEO’su Begül Eray Sezgin

Dijital Dönüşümle Zaman ve Gider Tasarrufu

AVİTA Çalışan Destek Programı Genel Müdürü Mehmet Özbay

Dünya Çalışan Destek Zirvesi İstanbul’da Gerçekleşecek