Yeşil hidrojenin geleceği yalnızca elektroliz teknolojilerinin gelişmesine veya yenilenebilir enerji kapasitesinin artmasına bağlı değil. Yüksek başlangıç maliyetleri, altyapı ihtiyacı ve yatırım riskleri, projelerin ticari ölçekte hayata geçirilmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle iklim finansmanında kamu kaynaklarını özel yatırımlarla birleştiren modeller giderek daha fazla önem kazanıyor.

Yeşil İklim Fonu'nun 28 Ekim'de onayladığı 140 milyon dolarlık kaynak da bu yaklaşımın yeni örneklerinden biri. Climate Investor Three (CI3) kapsamında Güney Afrika ve Namibya'daki projelere aktarılacak finansman, Afrika'da endüstriyel değer zincirlerinin karbonsuzlaştırılmasına yönelik GCF destekli ilk platform üzerinden kullanılacak.
Finansmanın 84 Milyon Doları Güney Afrika'ya
Onaylanan kaynağın 84 milyon doları Güney Afrika'daki SA-H2 Fonu'na, 56 milyon doları ise Namibya'daki SDG Namibia One Fonu'na ayrıldı. Namibya için belirlenen tutarın 15 milyon doları proje geliştirme, 41 milyon doları ise inşaat yatırımlarında kullanılacak.
Finansman kapsamında yeşil hidrojen üretiminin yanı sıra yeşil amonyak, yeşil metanol ve düşük karbonlu demir üretimi gibi alanlar desteklenecek. Güney Afrika'da Hive Hydrogen'ın yeşil amonyak projesi ve atık sudan yeşil metanol üretimini hedefleyen Green eFuels tesisi de yatırım portföyünde bulunuyor.
Hedef 1,2 Milyar Dolarlık Yatırım
Southern African Industrial Decarbonisation Facility kapsamında toplam 1,2 milyar dolarlık yatırım programının oluşturulması, 30-40 projenin finanse edilmesi ve yaklaşık 1,52 GW yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alınması hedefleniyor. Programın tahmini emisyon azaltım potansiyeli ise 24,2 milyon ton olarak açıklanıyor. Bunların henüz gerçekleşmiş sonuçlar değil, programın uzun vadeli hedefleri olduğunun altını çizmek gerekiyor.
Modelin dikkat çekici tarafı, kamu kaynaklarının ilk yatırım riskini azaltarak kurumsal ve ticari yatırımcıların projelere katılımını kolaylaştırması. Böylece iklim finansmanı, yalnızca doğrudan kaynak aktarımı değil, daha büyük ölçekli yatırımları harekete geçiren bir araç olarak kullanılıyor.
Türkiye İçin Finansman Modeli Mesajı
Türkiye'de de yeşil hidrojen üretimi, sanayinin karbonsuzlaşması ve enerji dönüşümü gündeminin önemli başlıklarından biri. Ancak üretim teknolojilerinin geliştirilmesi kadar, yüksek sermaye gerektiren projelerin finansmana erişimi de belirleyici olacak.
Güney Afrika ve Namibya örneği, kamu destekli iklim finansmanının özel sermayeyi harekete geçirmede nasıl kullanılabileceğini gösteriyor. Türkiye açısından mesele yalnızca hidrojen üretim kapasitesini artırmak değil; proje geliştirme aşamasından inşaata, taşımadan nihai kullanıma kadar bütün değer zincirini finanse edebilecek mekanizmalar oluşturmak.






